Catering sektörünün sıkıntıları

Hazır yemek sektörünün içinde bulunduğu darboğaz, 2010 yılında başlayarak 2011’de de devam eden gıda fiyatlarındaki artış sebebiyle yaşanıyor.

Hazır yemek sektörü, 2010 yılını ana hammadde girdilerinde yaşanan ciddi fiyat artışlarına bağlı sıkıntılı bir ortam içinde geçirdi. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından oluşturulan Gıda Fiyat Endeksi içerisinde hububat, yağlı tohum, süt ürünleri, şeker ve et fiyatlarının değişimi gösterilmekte. Bu endeksi incelediğimizde 2010 Aralık ayı 223 puan iken, yüzde 3,4 artış göstererek 2011 yılının Ocak ayında 231 puan ile 1990 yılından beri en yüksek seviyeye ulaştı. Şubat ayında ise 236 ile endeks bir rekor daha kırdı.

Bu artarak devam eden durum hazır yemek sektörünün 2010 yılını ciddi hammadde sıkıntıları ile geçirerek beli bükülen sektörün 2011 yılında da ciddi bir darboğaza girmesini sağladı. Yine 2010 yılında et fiyatlarındaki aşırı yükselmenin önüne geçebilmek için devletin farklılaşan hayvancılık politikaları çerçevesinde başlanan et ithalatı da fiyatlarda beklenen gerilemeyi göstermedi.

Biz de bu kapsamda hazır yemek sektörünün Bursa’daki temsilcileri ile görüşerek sektörün ve işletmelerinin içinde bulunduğu durumu konuştuk. Ayrıca hazır yemekçinin hammadde üreticilerinden olan Bursa’nın dev gıda firması Seçkin Onur’dan da bir durum değerlendirmesi istedik ki mevcut durumu tüm ayrıntılarla gözler önüne serebilelim..

Yolumuza fedakarlıkla devam ediyoruz

Şahin Özen-Yunus Yemek Yönetim Kurulu Başkanı: Hızla gelişmekte olan, nüfusu kalabalık ülkelerden özellikle Çin ve Hindistan’da ki tüketim alışkanlıklarının hızla değişmesi ve artması sonucu dünyada gıda fiyatları istikrarlı bir artış trendine girmiştir. Ülkemiz ise uzun vadede uygulanan yanlış tarım politikaları ve dünyada küresel ısınma ve tüketimdeki artıştan dolayı arz talep dengesindeki ciddi değişimler neticesinde, maalesef bu hızlı fiyat artış trendinden etkilenmiştir. Bizler hazır yemek üreticileri olarak bu durumu çok yakından takip etmekle beraber alınabilecek tedbirleri önceden öngörmek için çabalamaktayız. Fakat birçok hammadde yurtdışı menşeli olduğu için sürekli değişkenlik gösteren global gelişmeler bu tedbirlerimizi sınırlamaktadır. Et fiyatlarındaki % 80’e varan hızla artış, 10 aylık bir sürecin sonunda hükümetin et ithalatını serbest bırakması sonucu % 30’lara kadar gerilemiştir. Fakat geçtiğimiz haftalarda ithalat vergisinin % 30’dan % 45’e çıkartılması ile yeniden bir artış hareketi yaşanmıştır. Hayvancılık ile ilgili devletin teşviklerini olumlu görmekle beraber, konunun çözümüne kısa vadede maalesef ulaşılabileceğini düşünmemekteyiz.

Tüm bu gelişmeler neticesinde toplu yemek üreticileri olarak üzerimize düşen fedakarlıkları bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapmaya devam edeceğimizi, sağlıklı ve kaliteli beslenen verimli iş gücü yaratma misyonumuzun arkasında olduğumuzu bilmenizi isteriz. İşletmelerinde önce fiyat değil, kaliteli malzeme, sağlıklı hizmet ve hijyenik üretim tesisine sahip olan firmalarla çalışmalarını tavsiye etmekteyiz.

Hazır bir şekilde gelişimini ve büyümesini sürdüren marka olma yolunda ciddi adımlar atan şehrimize olan inancımız ve desteğimiz artarak devam etmektedir.

Kâr oranları çok düşük

Esra Öztürk-Mekaş İşletme Müdürü: Gerçekten 2010 yılı mali açıdan zor bir yıl oldu. Kalite ve maliyet faktörleri arasında sıkışıp kalan üreticiler kar oranlarından ciddi anlamda fedakarlıklar yaptı. Öte yandan sektörde kaçak çalışan bir takım firmalar kullandıkları hammaddelerin kalitesinden ödün vererek halk sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. Hazır yemek üreticilerinin çatı örgütü YESiDEF, bu durumun 7 milyon insanın sağlığını tehlikeye attığını açıkladı. Bu gerçekten ürkütücü bir rakam. Özellikle okul hastane gibi kurumlarda daha titiz davranılması gerekmektedir.

2011 yılına daha farklı bir tablo ile girilmedi. Sorunlar halen sektörü zorlar durumda.

Devlet, halkın daha ucuza et yiyebilmesi için Avrupa’dan et ithalatını kolaylaştıran yasalar çıkardı. Ancak bu durum kasap ve market tezgahlarında beklenen ucuzlamayı gerçekleştiremedi. Et fiyatını, gelir düzeyine oranladığımızda dünyanın en pahalı etini tüketen ülkeler arasında yerimizi alırız.

Bizim milli değerlerimizi öne çıkarıp, kırsal alanda yaşayan ve üretim yapan çiftçimize sahip çıkmamız, hayvancılığı teşvik etmemiz ve kendi kedine yetebilen bir üretim kapasitesine ulaşmamız gerekiyor. Bu hem işsizlik sorununu azaltacak hem de gıda sektöründe optimum faydayı sağlayacaktır. Ayrıca yerli etin lezzeti, ithal olanla kıyaslandığında ciddi anlamda daha üstündür. Bu da unutulmamalı.

Artışlar yüzünden sıkıntıya düştük

Erkan Erk-Martaş Yemek Genel Müdürü: FAO tarafından oluşturulan Gıda Fiyat Endeksinde tespit edildiği gibi 2010 sonundan başlamak üzere ve 2011 ‘in başında da rekor düzeye ulaşmasıyla süre gelen dönemde, yemek sektörü için çok zor zamanlar yaşandı. Temel gıda maddelerinde yaşanan bu artışlar yemek sektöründe maliyet baskısı olarak kendini gösterdi ve kontratlarını henüz daha yeni yapmış olan firmaları öngörmedikleri bir maliyet artışla baş başa bıraktı. Tabii bu durum sektördeki firmaları para kazanamama ve belki de zarar etme noktasına getirince, kapanan firmalar, el değiştiren firmalar oldu.

Belki söylemesi bile çok acı ama maliyeti dengelemek için yemek rasyonlarının içeriğiyle oynayarak düşük maliyet oluşturmak adına istenmeyen durumlarda söz konusu olabildi.

Bütün bunlar yemek sektörü için çok zor ve aşılması güç zamanlar yaşatmasının yanında bu hizmetleri yemek sektöründen alan firmalar açısından da fiyatları devamlı yükseltmek zorunda olan biz yemek sektörü sahipleri ve yöneticileri ile karşı karşıya getirdi. Bu ne yemek sektörü için ne de bu hizmeti yemek sektöründen alan firmalar için tercih edilen bir durum olmadı. Zira endüstride çalışanlar en iyi gıdaları tüketerek üretime ve kalkınmaya direk katkıda bulunuyorlar, bu sebeple en temel ihtiyaçları olan beslenmenin çalışanlar tarafından kolay ve ucuz şekilde ulaşılması her zaman gerçekleşebilir olmalıydı.

Aynı durumu bütün tüketiciler ve gelişmekte olan çocuklarımız içinde söyleyebiliriz. Zira gıda fiyatlarının çok fazla artması bütün tüketicilerin temel gıda maddelerine ulaşmasını zorlaştırmakta ve belki de en önemlisi akıllı ve endamı iyi sağlıklı bireyler yetiştirmek ve toplum oluşturmak için gelişme çağındaki çocuklarımıza et ve et türevi ürünlerini kolay ulaşılabilir hale getirmeliyiz.

Et ithalatını olumlu bulduğumu söylemeliyim. Bu ilk başta et fiyatlarının birazda olsa aşağıya gelmesine katkıda bulundu. Devlet bu ithalatı yaparken planlı ve sınırlı bir şekilde aynı zamanda da son derece iyi bir kontrol sistemiyle gerçekleştirirdi.

Bu iç piyasadaki üreticilerinde daha fazla fiyat artar beklentisi ile ellerinde tuttukları hayvanlarını piyasaya verebilmelerine ve piyasasında bununla beraber hem fiyat hem de malın bulunması açısından rahat bir nefes almasını sağladı.

2011’de gıda fiyatlarındaki artışın devam etmesini bekleniyor

Gökhan Onur-Seçkin Onur A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı: Küresel gıda fiyatları 2007 yılından bu yana hızlı bir yükselme içerisindedir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre gıda fiyatları endeksi 2006’da yüzde 12, 2007’de yüzde 24 ve 2008’de de yüzde 50 artış gösterdi. Sadece son bir ay içinde yüzde 3.4 artan gıda fiyatları endeksi, izlenmeye başlandığı 1990 yılından bu yana zirve noktasında duruyor. Dünya Bankası verileri de aynı yönde gelişmelere işaret ediyor: özellikle güneyin gelişmekte olan ekonomilerinde son üç yılda fiyat artışlarının buğdayda yüzde 130, soya fasulyesinde yüzde 87, pirinçte ise yüzde 74’e ulaştığı vurgulanmakta. Dünyada gıda fiyatlarında artışa sebep olan faktörler mevcudiyetlerini koruyorlar. Son dönemde biyolojik yakıta dönüştürülen gıda ürünleri arttı. Örneğin 2010 yılında ABD’de üretilen mısırın 1/3’ü etanole dönüştürüldü. Ayrıca enerji fiyatlarının yüksekliği de gıda maliyetini arttırmaktadır. Bunların yanı sıra dünya nüfusunun artması da gıda sıkıntısına yol açması beklenmektedir. Gıda ihraç eden belli başlı ülkelerde sel ve kuraklık gibi felaketler yaşanması bizi başladığımız noktaya geri getirecek. Rusya’da buğday rekoltesi bu yıl kuraklık nedeniyle 3’te 1 oranında düştü. Rusya’nın buna yönelik olarak buğday ihracatını yasaklaması tahıl piyasalarını etkiledi. Küresel pazarda buğday ve mısır fiyatı 2010’da % 50 arttı. Değerlendirmemize göre 2011’de fiyatlar daha da artacak. Çiftciler artan gıda fiyatlarına daha fazla ekim yaparak cevap veriyorlar. Havalar uygun olduğu takdirde fiyatlarda düşme beklenmektedir. Ancak bu ay itibariyle fiyatların 2008 seviyelerini geçtiğini görmemiz gerçekten durumun ne kadar ciddi olduğunu hepimize göstermektedir. Aşağıdaki grafik Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü tarafından oluşturulan gıda fiyat endeksidir. Buradan da 2011’deki seviyelerin şimdiden 2008’in rekor seviyesini geçmiş olduğu görülmektedir.

Gıda fiyatlarındaki artış bel bükse de et ithalatı kurtarıcı oldu

Serkan Durmuş-TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı:

Yemek sektörünün içerisinde bulunduğu durumu ülkemizin tarım ve gıda politikalarından ayırmanın mümkün olmadığını düşünüyorum.

Sektör olarak tek bir üretim koluna bağlı olmayan ve üretim prosesinde ülkede üretilen hemen hemen her çeşit gıda ve tarım ürününü hammadde olarak barındıran yemek sektörünün sorunu bugün gıda fiyatlarındaki artış iken yarın bambaşka konu olabilir.

Özellikle özel sektör ve kamunun hizmet sağlayıcısı olan yemek sektörü, kimi zaman reel piyasalardaki rüzgardan, kimi zaman zam şampiyonu olan gıdalardan, kimi zaman personel girdilerinden, benzinden ve doğal gazdan derinden etkilenmektedir.

Bugünlerde piyasalardaki gıda fiyatlarındaki artış yemek sektörünün belini bükerken geçtiğimiz yıl artan et fiyatlarına karşın serbest bırakılan et ithalatı aslında ülkemiz havyacılık politikaları açısından değerlendirdiğimizde uzun vadede büyük sorunlara gebe iken yemek sektörünün kurtarıcısı olmuştur.

2011 yılını rahat geçirebilme umudu taşıyan sektör temsilcileri ithal etle rahatlamayı düşünürken salça, ayçiçeği yağı, süt ve süt ürünleri, dondurulmuş meyve sebzelere gelen zamlarla umutlarını bir başka bahara bırakmak zorunda kalmışlardır.

Tarım ülkesi olarak tarım yapamaz hale gelen ülkemizde dışa bağımlı gıda ürünleri ile üretim yapmanın zorluğuna yemek sektörü de maalesef katlanmak zorunda kalacak gibi görünüyor.

Piyasalarda kapasite artışları ve istihdam artışları söz konusu iken ödeme vadelerinin her geçen gün uzaması ve karlılığın giderek azalması ile akla reel piyasaların baharı yaşarken yemek sektörünün neden bundan yararlanamıyor sorusunu da getirmiyor değil.

Bu nedenle yemek sanayicilerinin tek ses tek yürek olmaları önümüzdeki günler için kaçınılmaz bir gerçek. Ülke genelinde yaklaşık 5 milyar dolar işlem hacmine sahip 2 bin 500 işletmesi ile 350 bin çalışanı istihdam eden böylesine güçlü bir sektörün hizmet verdiği sanayi kollarını da arkasına alarak ülke gıda ve tarım politikaların da söz sahibi olacak konuma gelmesi gerekmektedir.

Sektörün önümüzdeki günlerdeki geleceğinin bireysel değil toplumsal hedeflerle ve birlikte tek masa tek çıkar hedefi ile ile gerçekleşebileceğini düşünüyorum.

2011’den umduğumuzu bulamadık

Tayfun Kurdal-Kayra Yemek Genel Müdürü: Olumlu beklentiler ile girmiş olduğumuz 2011 yılından umduğumuzu bulamadığımzı söylemek çok yanlış olmaz.

Özellikle geçtiğimiz yıl et fiyatlarındaki artışın ardından Tarım Bakanlığı’nın ithal eti serbest bırakması ve bunu da 2011 yılının sonuna kadar uzatması aslında sektörümüz adına olumlu bir gelişmeydi.

Bu olumlu tablo ile girdiğimiz 2011 yılında özellikle tarım kökenli gıda fiyatlarındaki artışlar bizleri biraz düşündürmekte.

Özellikle sanayide kapasite kullanma oranları ile birlikte müşterilerimizin artan yemek sipariş sayıları bizleri olumlu yönde düşünmeye teşvik ederken hammadde fiyatlarındaki artışlar ve buna paralel azalan karlılıllar ise madalyonun diğer yüzü olarak karşımıza çıkmakta.

Bizler hizmet sektörü olarak sanayinin büyüme trendlerini yakından takip etmekteyiz. Piyasalarda büyüme ve yatırım yılı olarak ön görülen 2011’de sanayiye direkt hizmet sağlayan biz yemek sektörünün de özellikle bugünlerde temkinli ve sağlam adımlar atması gereken bir süreç bekliyor. Kayra Yemek olarak 2011 yılında sektörel dayanışmanın daha da pekiştiği, birlikten doğacak güç ile hammadde alımından, hizmet alımına, teknolojik yatırımlardan, personel yatırımına dek bir çok konuda ortak aklın oluşturulduğu bir yıl olarak geçirmenin firmamız ve sektörümüz adına olumlu olacağını düşünüyorum.

Bursa sanayinde hareketliliği ve özellikle 2008 yılı öncesi istihdam rakamlarına ulaştığını hem piyasalardan hem de müşterilerimizin kapasitelerindeki artışlardan gözlemliyoruz. Bu olumlu artışın ödeme vadeleri ile tahsilat üzerinde de olumlu etkiler olacağı düşüncesindeyim. Çünkü geçen yıllar ekonomik anlamda sadece kapasite kullanımını ve istihdam kayıplarını değil aynı zamanda karlılığı ve ödeme vadelerini de derinden sarsmıştır.

Fatura sayfalarında değil cirolarında artış var

Şakir Özen-Örnek Yemek Yönetim Kurulu Üyesi: Et ithalatı iyi gidiyor, sektöre faydası var. Bazı ülkelerden gelen etler bizim damak zevkimize uygun değil, dolayısıyla yemeklerde lezzetsizlik şikayetleri oluyor. Ama bazı ülkelerden alınan etler çok lezzetli ve bizim damak zevkimize uygun. Biz de zaten o ülkelerin etini tercih ediyoruz. Hammaddedeki fiyatlar da artıyor. Hal ürünlerinin alımı zaten günlük yapılıyor. Yağmur yağıyor o gün tarlaya girilmiyor fiyat yukarıya çıkıyor. Biraz ranta dayalı bir konu. Hal ürünlerini fiksleyemiyorsunuz.

Kuru gıdada pirinçte biraz zam oldu. Bizim yemek sektörünü devamlı etkileyen unsurlar bunlar. Bizim satış fiyatımız sabit. Bugün tekstilciye veya otomotivciye gittiğiniz zaman bir yıllık veya en az 6 aylık fiyat istiyor. Bunları hep göğüslemek zorunda kalıyorsunuz. Biraz da alım gücüne dayanıyor gıda işi. Gıdada nakit alabiliyorsanız, nakit öz sermayeniz güçlüyse güzel fiyatlar yakalanır.

Taleplerde yeni firma ilavesi yok. Mevcut çalıştığımız firmalarda rakamlar arttı. Kriz döneminde firmaya 50 kişilik yemek verirken, şu anda 100 kişilik veya 70 kişilik veriyoruz. Yüzde 20-50 civarında kapasite artışları oldu. Fatura yaprağında artış yok ama fatura cirosunda artışımız var. 2011 umutlu başladı, iyi gidiyor. Krizden herkesin öğrendiği şey maliyetlere dayalı çalışmaktır. Dolayısıyla bizim de yemek satışlarımız firma maliyetlerini ciddi etkilediği için, direkt gider malzemesi olarak görüldüğü için pazarlıklarla devamlı boğuşuyoruz. ,

Bugün yemek fiyatlarındaki maliyetlere baktığınız zaman ortalaması 3.25’lerden 4,5-5’lere varan fiyatlar var. Bugün bu fiyatlar bir tost-ayran parası. Biz bu fiyata 3 kap yemek veriyoruz ve hizmet veriyoruz. Firmaların kapılarına götürüyoruz, boşlarını alıyoruz, yıkıyoruz. Bu bizim işimiz ama ortada bir hizmet var. Bu rakamlar bu işin karşılığı olmamalı. Biraz daha iyilessştirilmek zorunda.

Sektör sanayici olarak görülmüyor

Şemsa Öner Ar Group Yönetim Kurulu Üyesi: 2011 yılının gerek sektör açısından gerekse işletmemiz açısından ülkedeki genel gidişatın olumlu seyri ile birlikte daha hızlanacağını düşünüyorum. Çünkü genel olarak ekonomi iyi gidiyor. Yatırımlar her geçen gün artıyor. Fabrikalar vardiya sayılarında çoğalmaya gidiyor. Durum böyle olunca bu olumlu hava elbette ki bize direkt olarak yansıyor. İşlerimiz hızlanıyor. Şu andaki gidişatta bu hızlı harekete biz de ayak uydurmaya çalışıyoruz. Sektörümüzün en önemli önceliği olan kalite ve müşteri memnuniyetini ön plana çıkaran bir anlayış ile hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Sürekli inovasyon ve teknolojik gelişmelere büyük önem veriyoruz. Çünkü değişen ve gelişen rekabet ortamında ayakta kalmanın en önemli şartının buradan geçtiğini biliyoruz.

Ar Group bünyesinde faaliyet gösteren Ar Par Yemek olarak yatırımlarımıza Türkiye genelinde devam ederken ilk yurtdışı yatırımımızı da hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. Biz firma olarak işimizi çok ciddiye alarak gerekli tüm yatırımları dünya standartlarına uygun bir şekilde yapıyoruz. Ancak sektörümüze hala sanayici olarak bakılmıyor.

EkoHaber

23 Replies to “Catering sektörünün sıkıntıları”

  1. Adamlar hala et fiyatlarının yükselmesinin nedenini üretici olarak görüyorlar. Karlarımız azaldı diyorlar. Beyler, et üreticisinin karları azalmadı, hepsi zararda. Sorumluluğu üreticiye atacağınıza doğru düzgün hesap yapıp tekliflerinizi ona göre verseydiniz. Yarınınızı görebiliyor musunuz? Et ithalatı kesilmeyecek mi sanıyorsunuz? Ha, siz üreticinin çok kazandığını, fiyatların spekülasyondan dolayı yükseldiğini söylüyordunuz, değil mi? Üretimde böyle güzel karlar varsa niye birer çiftlik kurup üretimden de para kazanmıyorsunuz? Nalıncı keseri gibi hep banacı olmayım. Ormancı testeresi gibi biraz bana, biraz sanacı olun. Bu günleriniz iyi günler, kıymetini bilin. Görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler…

  2. bu gidişad hiç hayra alamet değil üretiçiler hepsi zararda üretimdende vazgeçdiler. ithal nereye kadar bu şartlarda besicilik yapilmaz.süt para etmiyor hayvançilik oldu memlekede. 1 milyon işsiz daha et pahaliymiş benzin elektrik gaz vergiler yem bunlar çok ucuz biraz insavli olun et 13 tl den kimse almiyor.maliyetinin 3 lira aşağisi adamlar para kazanamamiş besici bir yil para kazaniyor diğer yil aldiği kari ve emeğinide boşa gidiyor.hayvanlari piyasaya sürmuyormuş sanki findikdir çuvala sokuyoruz.inek sahipleri şimdiden ineğini ölume terkediyor sigortadan para almak için. eğer para kazansaydi niye bu yola başvursun. hey hükumet vicdanda bahsediyorsuz bu mudur sizin vicdaniniz.günu kurtarmakdan vasgeçin gelen ithal edilen etden vergiyi yüzde 70 yapin yada 2 lira teşfik verin.yada söyleyin ne haliniz varsa görun gerçi öyle söyluyorsunuz.ama anayana ???

  3. Et ithalatının en azından bazı sektörleri rahatlatması ülke adına sevindirici, aynı zamanda fabrikalardaki vardiya sayısı artışı ve ekonomik büyüme de ülke çıkarları için iyi ama biz üreticiler için kısa vadede pek brişey ifade etmiyor. Yem fiyatları yıldan yıla artıyor, cambazlar-kasaplar eti 14’ten alıp 26′ ya satmaya devam ediyorlar. Artan maliyetlerimize karşılık kestirdiğimiz hayvanın et fiyatı ya düşüyor yada sabit kalıyor.

  4. bizler et ve süt üreticileri üretikce hata yapıyoruz.. bırakalım üretmeyelim ürettikce değerimizi kıymetimizi bilmiyorlar bizler olmayınca üretmeyince ne yapcaklar bakalım..yi
    ne herşeyi dışardan getirsinler….!sonunda ne olcak bakcaklar kasanın içine boş… yersen kardeşim diyecekler.. yersen…lütfen 12 haziranda uyumayalım uyanalım boş anketlerle yönlendiriliyoruz akp diye %47 inandırıcımı hayır taksiciler bi sorun doğrusunu söylesinler anlayanlar anladı..!

  5. Bu ülkede tarım ve hayvancılık sektörü kadar üvey evlat muamelesi gören başka sektör yoktur.1-2 ay para kazandık ortalığı yıktılar.istediklerini aldılar hala memnun değiller.Umarım şartlar böyle devam etmez .Yoksa çokları-özellikle sıfır faizli kredi alanlar -silinip gidecek.sonunda su tabii mecrasına akacak. fiyatlar dengelenecek ama bu arada üreticiye olan da olacak Zaten birilerinin istediği de bu.

  6. Karkas et ithalinde gümrük vergisi %45 den %60 oranına çıkıyormuş,bu ne derece doğru önümüzdeki günlerde göreceğiz şimdi şu soruyu sormak gerekmiyormu?…neden şimdi seçime 1 ay kala neden 4-5 ay evvel değilde şimdi.demekki alınan bütün kararlar siyasi besici ve köylünün ağızına bir parmakta olsa bal sürmek.pekiyi seçimde 7-8 aydır bu kadar zarar etmiş insanlar hala bu kararlara oymu verecek.bir yanlış diğer bir yanlışla giderilmeye çalışılıyor.madem bunu yapacaktınız üreticiye bu kadar zararı niye ettirdiniz içeride yeterli besilik hayvanmı var zannediyorsunuz.bu ülkede bu insanlar bu kadarmı saf seçimden sonra besici karkası 20-22 liralara getirsin yine oranı aşağı çekecekler sanki yap boz tahtası ya kardeşim bir ülke ya üretime dayalı politika uygular yada ithalata dayalı ikisinin ortası olmazki herşeyde olduğu gibi bununda ne olduğu belli değil cari açık sinyal vermeye başlayınca hemen müdahale ettiler.biz 2-3 ay evvel söyledik devam ettiremezler dedik yeterli ihracatı olmayan bir ülke ithalatta yapamaz dedik yoksa dış ticaret açığı doğar dedik ve ne yazıkki gümrük oranlarıyla oynamaya başladılar iki ay içinde iki kere değişmiş olacak oranlar.bu ülkede 2001 krizi 48 milyar dolar cari açık yüzünden yaşandı şimdi ayda 7 milyar dolar açık veriyorlar eğer içerideki paranın karşılığı olan denetimli ve düzenli bir ekonomi olsun elli kere patlardı ama karşılığı olmayan nereden nasıl geldiği belli olmayan yüksek faize gelen bir para var bu para içeride ne kadar durur bilinmez ama 10 sene durmayağıda kesin.varlık barışıyla bu ülkeye kara parasını getiren birisi bu ülkede vergi rekortmeni oluyor ve adının açıklanmasını istemiyor ekonominin hali ruhuyesi bu.benim itirazım şu madem öylede bu adamlara niye zarar ettirdiniz bu iş bu kadar basitmi ne yani pardonmu oluyor bu iş bu kadar basitmi bu besicide bunu yiyecekmi seçimde göreceğiz.

  7. DÜNYA GAZETESİ

    Gümrük vergisi yüzde 60’a çıkacak

    Besicilerin kulağı Ankara’da. İthal karkas etten alınan gümrük vergisinin en az yüzde 60’a çıkarılmasını bekliyor. Geçen yıl Aralık ayına kadar yüzde 135 olan gümrük vergisi önce yüzde 30’a düşürüldü. 19 Mart 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile vergi yüzde 45’e çıkarıldı. Aylarca 8 ile 10 liradan karkas et ithal edilirken verginin yüzde 45’e çıkarılması ile 1.kalite et ithalatı 12.5 liraya, 3.sınıf et ise 10 liraya çıktı. Fakat bu da yerli besicilerin rekabet etmesini sağlayamadı. Çünkü, yerli besicinin karkas et maliyeti 14-15 lira seviyesinde. Bu nedenle rekabet için ithal karkas etin gümrük vergisinin en az yüzde 60-70’e çıkarılması gerekiyor. DÜNYA’nın edindiği bilgilere göre, verginin yüzde 60’a çıkarılması yönünde çalışma yapılıyor. Yakın zamanda buna yönelik bir kararın çıkması bekleniyor. Verginin yüzde 60’a çıkarılması geçicide olsa besicileri rahatlatabilir.

    BENCE EN AZ YÜZDE 70 YAPMASİ LAZİM VE MARKETLER YASASİ ÇİKMASİ LAZİM
    HÜKUMETİN ÜRETİÇİNİN YANİNDA OLMASİ LAZİM.

  8. dünya gazetesi yazari sayin ali ekber yıldırım son yazısinda yaziyor.yurtdişinda 3 kalide et geliyor.bu etleri şuçuk salam ve yemeklik için kullaniyorlar.3 sinıf et yaşli inek etidir. doğum kabiliyeti kaybetmiş hayvanlardir biz o etleri almasak adamlar kedi köpek mamasi için kullanacak.bizim insanlarimiz bu kadardami kiymetsiz sen kendi vatandaşina değer vermesen avrupalisi ve amerikalisi nasil değer versin.sadece bir dikda reşimi gibi benim dediğim olacak.her şeyin bir maliyeti var yem başini almiş gidiyor piyasada arpa yok hayvanlara kepek veremiyoruz pahali diye torbasi 17 tl bide yağsiz kesim yapmişsiniz.besi hayvani ne yapsanizda yağ alir yağ almayan hayvan kaç kilo gelecek.bu şartlarda gel besicilk yap ebk kasapda var zaten .kendileri besicilikde yapsinlar bizde onlarin yaninda çalişiriz kafamizda rahat olur.kilo almiş hasta olmuş ölmuş onlar düşunsun.çağ akil zamanidir bir karar verdiğiniz zaman mantik kabul edecek.bir şey bilmiyorsaniz gidin avrupaliya sorun adamlar hayatda kendi üretiçisini mağdur etmes çünku onun geleceği odur. mide boş olduğu zaman akil çalişmaz.çağin yeni silahi tarimdir hayvançilikdir dünya nüfusu gid gide fazla oluyor bu kadar insani doyurmak sorun oluyor.et ise temel gidadir.

  9. Karkas et ithalinde gümrük vergisi %45 den %60 oranına çıkıyormuş,bu ne derece doğru önümüzdeki günlerde göreceğiz şimdi şu soruyu sormak gerekmiyormu?…neden şimdi seçime 1 ay kala neden 4-5 ay evvel değilde şimdi.demekki alınan bütün kararlar siyasi besici ve köylünün ağızına bir parmakta olsa bal sürmek.pekiyi seçimde 7-8 aydır bu kadar zarar etmiş insanlar hala bu kararlara oymu verecek.bir yanlış diğer bir yanlışla giderilmeye çalışılıyor.madem bunu yapacaktınız üreticiye bu kadar zararı niye ettirdiniz içeride yeterli besilik hayvanmı var zannediyorsunuz.bu ülkede bu insanlar bu kadarmı saf seçimden sonra besici karkası 20-22 liralara getirsin yine oranı aşağı çekecekler sanki yap boz tahtası ya kardeşim bir ülke ya üretime dayalı politika uygular yada ithalata dayalı ikisinin ortası olmazki herşeyde olduğu gibi bununda ne olduğu belli değil cari açık sinyal vermeye başlayınca hemen müdahale ettiler.biz 2-3 ay evvel söyledik devam ettiremezler dedik yeterli ihracatı olmayan bir ülke ithalatta yapamaz dedik yoksa dış ticaret açığı doğar dedik ve ne yazıkki gümrük oranlarıyla oynamaya başladılar iki ay içinde iki kere değişmiş olacak oranlar.bu ülkede 2001 krizi 48 milyar dolar cari açık yüzünden yaşandı şimdi ayda 7 milyar dolar açık veriyorlar eğer içerideki paranın karşılığı olan denetimli ve düzenli bir ekonomi olsun elli kere patlardı ama karşılığı olmayan nereden nasıl geldiği belli olmayan yüksek faize gelen bir para var bu para içeride ne kadar durur bilinmez ama 10 sene durmayağıda kesin.varlık barışıyla bu ülkeye kara parasını getiren birisi bu ülkede vergi rekortmeni oluyor ve adının açıklanmasını istemiyor ekonominin hali ruhuyesi bu.benim itirazım şu madem öylede bu adamlara niye zarar ettirdiniz bu iş bu kadar basitmi ne yani pardonmu oluyor bu iş bu kadar basitmi bu besicide bunu yiyecekmi seçimde göreceğiz.

  10. 12 HAZİRAN bu ülkenin kader günü ARKADAŞLAR eğer bu insanlar hala uyanmadıysa ben daha sonrasını düşünmek bile istemiyorum sekiz yıldır bu ulkenin vatandaşı bir arpa boyu ilerleme görmedi gel gelelim başımızdaki çok bilmiş ukalalar mılleti öylesine kandırmasını beceriyorlarki bukadar olur yani insanın gözünün içine baka baka yalan söylemesini becerebiliyorlar ondan sonra biz müslümanız sayın başbakan kuranı n emirlerinin tam tersini uyguluyor çıkmış meydanlarda eline diline beline hakim ol diyor ulan sen bu ulkenin koskoca başbakanısın sana bu kelimeleri konuşmak yakışıyormu o meydanda seni dinleyen çoluk çocuk yokmu yazklar olsun sana be sonra müslümanlıkta böyle şeylerin dedikodusunu yapmak günah değilmi kuranı kerim ne yazıyo bu konuda sen hiç okumadınmı yeter artık DEFOLUN GİDİN O MECLİSTEN ARTIK MİLLETİ SÜLÜK GİBİ EMDİĞİNİZ YETER

  11. ERDOĞAN KARDEŞ gümrük vergisi %45 den %60 çıksa ne olucak 30 dan 45 çıktıda ne oldu bişi değişmedi bu şerefsizlerin işine akıl ermez oldu vallahi bu insanlar 12 haziranda bunlara dersini vermesse bu ulkede ne hayvancılık kalıcak ne tarım kalacak bizim gibi bu işlerle uğraşıp kıt kanaat geçinen insanlarda işsizler ordusuna eklenicek ondan sonra intiharlar boşanmalar cinnet ler vs vs olaylar artıcak ama kımın umrunda kı adamlar kendi hayatlarını kurtarma derdinde o olmüş bu gebermiş kımın sıkınde UYUN UYAN BENİM GÜZEL ÜLKEMİN GÜZEL İNSANLARI UYANIN ARTIK BİZİMDE HERKES GİBİ YAŞAMA HAKKIMIZ OLSUN

  12. eger bu secimde akp yüzde 40tan fazla oy alirsa,bizim milletimiz sürünmeyi hak etmistir!!!suan kilosunu 13lira veren yok!!yok ithal vergisi artacakmis!artsa ne yazar,zaten heryer et ve hayvan dolmus!!yani fiyatlar yukariya dogru degil asagiya inecek!bilhassa secimden sonra etin kilosu 10liranin altina düsecek,bakin bunu buraya yaziyorum!!!12 haziranda cevremizde ne insan varsa,bunlari harekete gecirip muhalefete oy verdirmezsek,yandik kül olduk!suan can cekisiyor besiciler,secimden sonra cenazeyi gömecekler!!yandas medya bizi yok ithal ette vergi artirilacak cak caklarla oyaliyor ve kandiriyor!böyle basbakan ve tarim bakani görmedim ben,biz can derdindeyiz adamlar secim derdinde!bizi kasetle ve baska sacma sanal gündemlerle oyaliyorlar,kafalari mesgul ediyorlar!
    akilli olalim!
    saygilarimla

  13. hükumet gelen karkas etdeki gümrük vergisini yüzde 60 yapacakmiş. avrupadaki şirketlerde bizim şirketlere demiş bizde ona göre size ucuz et vereceğiz.hiç bir yerde kesim yok besici perişan olmuş zararinada kestiremiyor.ebk aliyor ama onlarda doğru dürust kesim yapmiyorlar isim aliyor haber vereceğiz.bumu sizin adeletiniz teşfik verdiler millet kıredısını nasil versin angus getirdiler onlarda zararda anlayacağiniz tam bir soykirim kendi üretiçisini pitirme politikalari bunlar.gelen etin gümruğunu yüzde 80 yapsalarda gene ayni bizi pitirdiler aç karkalar gibi elimizdeki ekmeğe göz dikdiler.her firsatda diyorlar bu kadar yardim etdik bu kadardami insanlikdan çikar para sizin gözunuzu kör etmiş.kefenin cebi yok bu sektörde en az 10 milyon insan ekmek yiyiyor bu kadar insanin ekmeğiyle oynamak neymiş göreceksiniz.artik kim bu işi yapar köylünun bir danasi var onuda satip ailesine iytiyaçi olan gidayi alacak ama ne yapdiniz danada artik para etmes.elindeki besi danasi satan kimse almiyor.koskoca bir sektöru yok etdiniz bu tarafda belki çekmessiniz ama diğer tarafda cehennem bile sizi kabul etmez.insanlarin ekmeğiyle oynamak ne olduğunu

  14. kardeşim devlet devlet bir yandan kıredi veriyor öbür yandan hayvancılığı öldürüyorlar çalış çalış hep zarar nereye kadar devam eder gelecek karanlık duruyor doktoru avkatı ve ya iş adamı gelip çiflik kuruyor az bir zaman sonra zarar edip satıyorlar bu ülkede herkes işini yapsaın ben yoncaya samana para vermediğim halde inanınkı para kazanamıyorum gençlik birikimsiz geçiyor bizler çoluk çoçuğumuzu gelecek hazırlamayacazmı

  15. etin fiyatını 8 yıl önce bu iktidarın geldiği dönemdeki fiyatları baz alıp, her yılın enflasyon rakamını yansıtmış olsa zaten kargas etin fiyatı 16 tl olur.

  16. Arkadaşlar gerçekten durum vahim hemde çok vahim. bu hükümetin et konusuyla ilgili plitikası şu: önce trilyonları verdiler alın besicilik yapın diye karşılığında teminat olarak adamların arsası evi vs. taşınmazları hipotek ettiler. sonrada ne olduysa aniden ithalatın önünü açtılar 1 yıl besicilik yapan adam zaten zarar edecek. sonra krediyi ödeyemeyecek duruma gelince hipoteklere el konulacak. adamın ayağında bir donu kalacak. sonra yahudi para babaları prolarını yakıp bu kredi çekipte ödeyemeyen arkadaşların karşısında keyifle tüttürecekler. inşallah böyle olmaz. şimdiden kredi çekipte bu işe girenlere geçmiş olsun der morellerini bozmamaları konusunda temmeniler dilerim.

  17. Ticari faaliyetlerine otelcilik ile başlayan Avrasya kaliteli yemek üretimi anlayışını öncelikle otel mutfağından almıştır. İstanbul Bahçelievler’de kurulan butik bir yemek fabrikası olan Avrasya günümüzde toplu yemek sektörünün kalite anlayışına farklı bir bakış açısı katmaktadır.

    Avrasya Yemek Grubu’nun yönetim anlayışı toplam kalite yönetimi, yani “TKY”dir. Bu yönetim biçiminin asıl amacı müşteri isteklerine daha hızlı cevap verebilme ve sunulan ürün ve hizmeti sürekli olarak iyileştirmektir.

  18. et fiyatlarının yüksek olması avrasya yemek grubunu da bir hayli etkiledi fakat sektördeki tüm sıkıntılara rağmen asil firmalar ayakta kalmayı başardılar

  19. 170 kendi param vardi, 130 bin tlde kredi kullandim, kendi param eridi, kalan para ancak krediyi oduyor, elde var 0

  20. selamun aleyküm arkadaşlar.Ben şuan yurtdışında yaşıyorum ve önümüzdeki 2-3 sene içinde Vatana kesin dönüş yapmak istiyorum!döndüğümde et ve süt besiciliği yapmak istiyorum memleketde 25 dönüm arsam var 40 tane dana 10 tane de süt ineği bakmak istiyorum.Arkadaşlar sizden Bu konuda fikir ve bilgi istiyorum para kazanabilirmiyim?10 tane süt ineğinin günlük maaliyeti nedır?vs…. (bu işi yapan veya yapmış olan arkadaşlar yazsın!)şimdiden teşekkür ederim saygılarımla..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir