Hayvancılık teşviki, beklenenin 3 katı talep gördü

1 Ağustos 2010’da başlayan teşvik için 31 Aralık 2010’a kadar hükümetin beklentisi 1,4 milyon liralık başvuruydu. Ancak bu sürede 3,7 lira kredi talebi geldi. 48 bin 644 kişi, krediden faydalanmak için başvurdu. Kredi almak için başvuranlar büyükbaşta en az 10, küçükbaşta ise 50 hayvanla işe başlayacak. TBMM Tarım ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit Kirişçi, hayvancılığın özendirilmesinin gerekliliğine işaret ederek, bunu dikkate alarak yeni çalışmalarda bulunduklarını söyledi. Tarımla uğraşan nüfusun azaltılması gerektiğini ifade eden Kirişçi, “Tarımda kalmayı ve bu işi profesyonelce yapmayı, bu işten daha fazla para kazanmayı düşleyen belli bir büyüklükteki işletmeleri kurmayı sağlamalıyız.” dedi. Trakya bölgesini hastalıklardan ari bölge ilan ettiklerini dile getiren Komisyon Başkanı, o bölgede kurulacak işletmelerle et ve et ürünlerini Avrupa Birliği başta olmak üzere dünyanın muhtelif bölgelerine gönderme imkânı oluşacağını ifade etti.

16 ÜRÜNÜN DESTEĞİ HAFTAYA AÇIKLANACAK

Vahit Kirişçi, 16 ürün için verilen destekleme primlerinin gelecek hafta açıklanacağını, gübre ve mazot desteğinin yüzde 15 artırılacağını, yüzde 50’si hibe olmak üzere kırsal kalkınma desteğinin yeniden başlatılacağını ifade etti. Çiftçinin bugünlerdeki en önemli beklentisini destekleme primlerinin oluşturduğunu belirten Kirişçi, bu primler sayesinde Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu alandaki üretimin artırılırken, ithalatın azaldığını, yabancı çiftçi yerine Türk çiftçisinin kazanmasının sağlandığını vurguladı. Kirişçi, geçen yıl ürün bazında verilen tarımsal desteklerin yeni yıl öncesinde açıklandığını ifade ederek, “Bu yıl, geçen yıla göre yaklaşık bir ay gecikmeli de olsa çiftçinin yüzünü güldürecek bir çalışma yapıldı. Bu kapsamda, 16 ürün için verilen tarımsal destekler önümüzdeki hafta Bakanlar Kurulu’na getirilerek açıklanacak. Ürün bazlı prim desteklerinin bir bölümü enflasyonun çok üzerinde artırılacak, bir bölümü de geçen yılki seviyesini koruyacak.” açıklamasını yaptı. Kirişçi, gübre ve mazot desteğinin yüzde 15 artırılacağını, yüzde 50’si hibe olmak üzere kırsal kalkınma desteğinin yeniden başlatılacağını söyledi.

7 Bin’lik İnekten 65 Kuruşluk Süt Nasıl Çıkar?

İnternetten birkaç senenin hayvancılık haberlerine baktığımızda ne
denmiş ne yapılmış çok güzel anlıyoruz.
2008 yılında süt fiyatları uzun süre 50 kuruşlarda kalınca
hayvancılık iflas etti.
2009 yılında damızlık sıkıntısı baş gösterdi. Süt ve et
üretimi azaldı.
Hükümet 2009 yılının sonuna doğru çözüm olarak süt tozu
ithalatını yasakladı. Süt tozunun yurt içinde üretimi için büyük
başlara teşvik verildi. Süt tozu buzağı maması vs. olarak girmeye
devam etti.
2009 yılı sonunda azalan üretim ve yükselen talep ile süt fiyatları
ilk defa olması gereken seviyeye yani 85 kuruşlara geldi.
Ancak 85 kuruş süt fiyatı daha 2010 yılının ocak ayı bitmemişken
düşürülmeye başlandı. Hesapta süt ihaleleri 3 aylık yapılır ve
fiyatlar 3 ay geçerliydi. 85 kuruş olan süt fiyatı şubat ayından
itibaren tek taraflı olarak düşürüldü. 72 kuruşta sabitlenen süt
fiyatı ile 2011 yılına kadar gelindi. 4 defa ihale yapıldı fiyat
değişmedi.
Bu sırada yem fiyatları, mazot fiyatları, gıda, ilaç, su; üreticinin
girdisi olan ne varsa aldı başını gitti. Ama süt fiyatı 72 kuruşta
kaldı. O da örgütlü bölgelerde.
Azalan üretim ile yükselen et fiyatları hükümeti harekete geçirdi ve
ithalatın önü sonuna kadar açıldı. Ziraat bankası ile 7 yıl vadeli
sıfır faizli krediler verildi. Her ne kadar üreticiler bu kredileri
alamasalar da krediyi alıp yatırım yapanlar 7 bin tl den inek, 1500 tl
den buzağı aldılar.
İthalatın etkisi ve yeni yatırımların üretime başlamasıyla et
fiyatları düşürüldü. Sıra süt fiyatlarına gelmişti.
Ocak ayı başında yapılan son süt ihalesinde seçimin etkisiyle
fiyatlar indirilmedi. Ancak daha ihale yapılalı 1 ay olmadı ki ege den
trakya dan ve iç anadolu dan fiyatlar düşürülmeye başlandı.
Şimdi ise sıra en örgütlü bölge olan balıkesir ve çanakkale ye
geldi. Bu gölgelerde süt fiyatlarından henüz bir değişiklik yok ancak
sanayicilerden baskı olduğu haberleri geliyor.
Ayrıca bugün süt tozu ile ilgili tesadüfen bir sohbet oldu.
süttozu satışı yapan bir firma ile görüşmemiz oldu. Konu aslında
başka ürünlerle ilgiliydi ancak süttozu satışınıda yaptıklarını
anlatınca sohbeti oraya çektik. Aldığımız bilgiler şunlar;
-Piyasada yoğun süttozu hareketi olduğundan,
-Büyük bir süt markasının Bernetto markasıyla başka bir firmaya
fason süttozu ürettiğini,
-Yurtdışından amerikan süttozunun çok yüksek miktarlarla ithal
edildiğini,
-İthal edilen süttozunun 1 kg fiyatının 5.5 tl civarında olduğunu ve
ihraç amaçlı değil, direk yurtiçinde ki süt ürünü
imalatçılarına pazarlandığını,
-Yurtiçinde üretilen süttozunun kdv dahil 6 tl fiyatlara
satıldığını
-Yutiçinde üretilen yada ithal edilen süttozunun ihraç amaçlı
satılmadığını, yurtiçinde yoğun bir talep ile tüketildiğini,
-Tarım bakanlığının ihraç amaçlı süttozu takibini kesinlikle
yapamadığını ve yapamayacağını bizzat bu süttozu satıcılarından
duyduk.
Bu şartlarda her zaman ki gerçek önümüzdedir. Türkiye’de süt
üreticisi kendi tesislerini kurmadığı sürece sorunlar
çözülmeyecektir. Köy-koop ve Süt üreticileri birliği kendi süt
ürünü tesislerini kurmalı ve üreticinin sütü işlenmelidir.
Bağımsız Süt Platformu
www.sutplatformu.com

İnternetten birkaç senenin hayvancılık haberlerine baktığımızda nedenmiş ne yapılmış çok güzel anlıyoruz.
2008 yılında süt fiyatları uzun süre 50 kuruşlarda kalıncahayvancılık iflas etti.2009 yılında damızlık sıkıntısı baş gösterdi. Süt ve etüretimi azaldı.
Hükümet 2009 yılının sonuna doğru çözüm olarak süt tozuithalatını yasakladı. Süt tozunun yurt içinde üretimi için büyükbaşlara teşvik verildi. Süt tozu buzağı maması vs. olarak girmeyedevam etti.
2009 yılı sonunda azalan üretim ve yükselen talep ile süt fiyatlarıilk defa olması gereken seviyeye yani 85 kuruşlara geldi.
Ancak 85 kuruş süt fiyatı daha 2010 yılının ocak ayı bitmemişkendüşürülmeye başlandı. Hesapta süt ihaleleri 3 aylık yapılır vefiyatlar 3 ay geçerliydi. 85 kuruş olan süt fiyatı şubat ayındanitibaren tek taraflı olarak düşürüldü. 72 kuruşta sabitlenen sütfiyatı ile 2011 yılına kadar gelindi. 4 defa ihale yapıldı fiyatdeğişmedi.
Bu sırada yem fiyatları, mazot fiyatları, gıda, ilaç, su; üreticiningirdisi olan ne varsa aldı başını gitti. Ama süt fiyatı 72 kuruştakaldı. O da örgütlü bölgelerde.
Azalan üretim ile yükselen et fiyatları hükümeti harekete geçirdi veithalatın önü sonuna kadar açıldı. Ziraat bankası ile 7 yıl vadelisıfır faizli krediler verildi. Her ne kadar üreticiler bu kredilerialamasalar da krediyi alıp yatırım yapanlar 7 bin tl den inek, 1500 tlden buzağı aldılar.
İthalatın etkisi ve yeni yatırımların üretime başlamasıyla etfiyatları düşürüldü. Sıra süt fiyatlarına gelmişti.
Ocak ayı başında yapılan son süt ihalesinde seçimin etkisiylefiyatlar indirilmedi. Ancak daha ihale yapılalı 1 ay olmadı ki ege dentrakya dan ve iç anadolu dan fiyatlar düşürülmeye başlandı.
Şimdi ise sıra en örgütlü bölge olan balıkesir ve çanakkale yegeldi. Bu gölgelerde süt fiyatlarından henüz bir değişiklik yok ancaksanayicilerden baskı olduğu haberleri geliyor.
Ayrıca bugün süt tozu ile ilgili tesadüfen bir sohbet oldu.
süttozu satışı yapan bir firma ile görüşmemiz oldu. Konu aslındabaşka ürünlerle ilgiliydi ancak süttozu satışınıda yaptıklarınıanlatınca sohbeti oraya çektik. Aldığımız bilgiler şunlar;
-Piyasada yoğun süttozu hareketi olduğundan,
-Büyük bir süt markasının Bernetto markasıyla başka bir firmayafason süt tozu ürettiğini,
-Yurtdışından amerikan süttozunun çok yüksek miktarlarla ithaledildiğini,
-İthal edilen süttozunun 1 kg fiyatının 5.5 tl civarında olduğunu veihraç amaçlı değil, direk yurtiçinde ki süt ürünüimalatçılarına pazarlandığını,
-Yurtiçinde üretilen süttozunun kdv dahil 6 tl fiyatlar asatıldığını
-Yutiçinde üretilen yada ithal edilen süttozunun ihraç amaçlısatılmadığını, yurtiçinde yoğun bir talep ile tüketildiğini,
-Tarım bakanlığının ihraç amaçlı süttozu takibini kesinlikleyapamadığını ve yapamayacağını bizzat bu süttozu satıcılarındanduyduk.
Bu şartlarda her zaman ki gerçek önümüzdedir. Türkiye’de sütüreticisi kendi tesislerini kurmadığı sürece sorunlarçözülmeyecektir. Köy-koop ve Süt üreticileri birliği kendi sütürünü tesislerini kurmalı ve üreticinin sütü işlenmelidir.
Bağımsız Süt Platformu

EBK, Dondurulmuş Sığır Eti İhalesi Yapacak

Et ve Balık Kurumu(EBK) 2 Şubat tarihinde 6 bin ton taze soğutulmuş Karkas sığır eti ihalesi yapacağını duyurdu.

EBK’nın sığır eti ithalatına ilişkin duyurusu kurumun internet sitesinde yayınlandı. Buna göre açıklamada, taze soğutulmuş sığır eti ithalatı yapılacak ülkeler belirlenirken, bunlar arasında Estonya, Litvanya, Letonya, Macaristan, Almanya, Avusturya, Birleşik Krallık, Belçika, Danimarka, Çek Cumhuriyeti, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İrlanda, İspanya, İsveç, Malta, İtalya, Lüksemburg, Portekiz, Polonya, Yunanistan, Slovakya ve Slovenya ülkelerinde ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü’nün izin vereceği diğer ülkeler yer aldı.

Bunun yanı sıra, ithal edilecek karkas et, yüksek besi randımanlı, azami 30 aylık, Angus, Hereford, Simmental, Charolais, Limousin, Belçika mavisi ve Brown Swiss ırkı ve melezleri olan erkek sığırlardan elde edilecek. Avrupa Birliği karkas sığır eti sınıflandırmasına göre üretilen karkas etler, en düşük R kalitede, yağlılık sınıflandırmasına göre de en düşük 3. kalite olacak ve beher karkas ortalaması 250-450 kilo arasında bulunacak.

Kesimi yapılacak sığırlar, Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca görevlendirilen veteriner hekim tarafından sağlık muayenesi yapılacak ve uygun bulunan sığırların kesimine izin verilecek. Kesimler Tarım ve Köyisleri Bakanlığı’nın görevlendirdiği elemanlarınca denetlenmiş, denetleme sonucu teknik, sağlık ve hijyen şartları bakımından uygun bulunmuş, sadece sığır kesmek üzere resmi makamlarca ruhsatlandırılmış kombina veya mezbahalarda yapılacak. Hayvanların kesimleri EBK görevlileri nezaretinde İslami usullere göre Müslüman kasaplar tarafından yapılacak, et üretiminin her aşaması ve yükleme kurum elemanları tarafından kontrol edilecek.

Karkas etler, Sakarya ve Ankara kombinalarına biner tonluk partiler halinde teslim edilecek. İhale şartnamesi, 500 TL bedel ile satın alınabilecek. Teklifler, 2 Şubat günü saat 15.00′de alınacak.(ANKA)

ETBİR: UCUZ ET İÇİN BİRAZ DAHA SABIR

ETBİR Yönetim Kurulu Başkanı Yücesan, yaşanan sorunların çözümü için sabırlı olunmasını istedi

Et Üreticileri Birliği (ETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yücesan, son yıllarda et fiyatlarında yaşanan artışa dikkat çekerek, “Yaşanan sorunların çözümü ve sektörde kurulmaya başlayan istikrarın kalıcılığı için sabırlı yaklaşıma ihtiyaç var” dedi.

ETBİR adına yazılı bir açıklama yapan Yönetim Kurulu Başkanı Yücesan, sektörün dünyadaki hayvancılığın gelişimine paralel olarak bir takım yapısal farklılıklar göstererek gelişimini sürdürdüğünü belirtti. Geçmiş yıllarda yaşanan küresel kuraklık ve ekonomik krizlerin ülkemizde de etkisini göstererek besicilik faaliyetlerinde maliyetlerin yükselmesine sebep olduğunu ifade eden Yücesan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Yükselen maliyetler nihai tüketiciye yüksek birim fiyat olarak yansımış, dar gelirli halkımız ise temel gıda maddesi olan kırmızı ete ulaşamaz hale gelmiştir.

Belirli nedenlerle yükselmiş olan kırmızı et fiyatları, daha yüksek kar beklentisi olan kesimler tarafından sektöre suni arz sıkıntısı olarak yansıtılmasıyla fiyatlar tekrar yükseltilmiş; hatta kırmızı et bir şekilde bulunamaz hale getirilmiştir.

Ancak sektörümüzün gücü ve kamunun desteği ile; kırmızı et üretiminin ana hammaddesi olan besi ve damızlık hayvan ithalatının önü açılmış, gelecekte ihtiyacı karşılayacak besi hayvancılığı teşvik edilmiş, sektörün gerçek sahipleri kapasitelerini artırarak faaliyetlerine devam etmektedir.”

Her sektörde olduğu gibi hayvancılık sektöründe de dönemsel olarak çok veya daha az karlı günler yaşandığını ve yaşanmaya da devam edeceğini kaydeden Yücesan, “Bu bağlamda hemen sonuç alma beklentisi sektörün tabiatına ters bir durumdur. Karkas et ithalatıyla tüketime sunulacak kırmızı et tedariki sağlanmış ve halkımızın uygun fiyatlarla ihtiyaçlarını karşılaması sağlanmıştır. Son yıllarda yaşanan sorunların çözümü ve sektörde kurulmaya başlayan istikrarın kalıcılığı için sabırlı yaklaşıma ihtiyaç vardır” dedi.

Yıl içinde yapılan besilik hayvan yatırımlarıyla gelecek sezonda ülkedeki besi hayvanının yeterli hale geleceğini, bu materyalin piyasaya sürülmesiyle sektörde istikrarın devam edeceğini ifade eden Yücesan, “Bu süreçten sonra yerli üretimimizin kalitesi artarak yeterli hale gelecektir. Bir sivil toplum kuruluşu olarak Etbir temsil ettiği meslek kolunu, üyesi olan veya olmayan besicileri, geçim yolunu bir şekilde kırmızı etle meşgul olarak sağlayan tüm ticaret ehlini, bunun ötesinde tüm toplum kesimlerini ve hassaten tüketicileri de gözeterek tutum ve görüş belirlemeyi daha sağlıklı bir bakış açısı olarak görmektedir” diye konuştu.

Tarım Bakanı üretici firmalara ateş püskürdü

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, ‘faaliyetlerimizi durduruyoruz’ açıklaması yapan bazı kırmızı et üreticilerinin et ithalatını durdurmayı amaçladıklarını öne sürdü, “Açıklamalar baskı ve şantaj amaçlı” dedi. Bakan Eker, “Elimdeki stoğu yüksek fiyattan satamıyorum o yüzden ithalat dursun demek istiyorlar” dedi. Eker, adı geçen firmalardan birinin kendisine mektup yazdığını açıkladı.

Ancak Tarım Bakanı Mehdi Eker bu açıklamalara temkinli yaklaştı ve ilk tepkisi “Kardan zarar etmek istemiyorlar” oldu.

Tartışma sürerken, Tarım Bakanı da konuyla ilgili yorumunu sertleştirdi.

Eker, yapılan açıklamaların baskı ve şantaj amaçlı olduğunu söyledi. Bakan isim vermedi AMA özellikle bir firmanın  et fiyatlarının yükselmesinde rolü olduğunu düşündüklerini söyledi.

Bakan Eker, “İthalat bitsin baskı ve şantajı o. Faaliyetlerini durdurmadılar. ‘Yüksek fiyattan satamıyorum o yüzden ithalat dursun demek istiyorlar. Sadece yeni hayvan almıyor” şeklinde konuştu.

Peki geçen yaz boyunca tartışılan ve et ithalatının önünü açan o yüksek fiyat artışı nasıl oldu?

Eker, spekülasyon yapıldığını söyledi, “Et Balık Kurumu’nun alımlarını etkileyecek kadar yüksek fiyattan canlı hayvan topladılar” dedi.

Bakan Eker, “Et Balık Kurumu 28 ilde sözleşmeli besicilik uyguluyordu. Üreticiye sözleşmeyle ürettiği hayvanı alıyor, kesip kamu kurumlarına veriyordu. Birileri devreye girdi.et balığa gelecek hayvanı yüksek fiyatla aldı.  Et Balık kurumlara taahhüdünü yerine getiremeyip ceza ödedi. O yüzden et balığın projesini sonlandırdık” diye konuştu.

Sektördeki tüm aktörlere “aynı gemideyiz, yardımcı olun” demelerine karşın, bazı şirketlerin süreci tırmandığını söyleyen Tarım bakanı, et ithalatının bu nedenle  başladığını söyledi.

Bakan Eker, üretimini durdurduğu haberleri çıkan bir şirketin ise birkaç gün önce kendisine mektup yazdığını anlattı. Eker mektupta  “Devletim beni men etmediği sürece, ben bu faaliyeti yapmaya devam edeceğim” denildiğini söyledi.

Tarım Bakanı et ithalatının daha ne kadar süreceği konusunda bilgi vermedi ama ipucu verdi, “Kıyma ve kuşbaşı ette ortalama fiyatın 20 liranın üzerine çıkmaması gerek” dedi.

İthalatın ardından 21 Ocak itibarıyla kıyma fiyatları 18.7 liraya, kuşbaşı ise 21 liraya geriledi.