İthal çözüm değil

angus01Canlı hayvan ihracatında alınan yüzde 15’llk gümrük vergisinin kaldırılacağı yönündeki haberler, sektör temsilcilerinin tepkisine neden oldu. Gaziantep Et ve Süt Üreticileri Derneği Başkanı Mevlüt Polat, ithalatta gümrük vergisinin kaldırılması yerine canlı hayvan üreticilerine devlet desteğinin sağlanması gerektiğini söylerken Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ömer İrfan Çetiner ise ithalatın cazip hale getirilmesinin Türkiye’de yapılan hayvancılığı bitireceğini savundu. Gaziantep Et ve Süt Üreticileri Derneği Başkanı Mevlüt Polat, mevcut et fiyatlannın besicilerin maliyetlerini karşılamadığını fakat ithalatın hayvancılığa çare olmayacağını söyledi. Geçen yıllarda Cumhuriyet tarihinde bir ilk yaşandığını ve yem ithalatı yapıldığını ve besicinin kazancın büyük çoğunluğunu yeme gittiğini savunan Polat, “Geçtiğimiz sezon hem bakanlığımız almış olduğu ithalat kararı hem, yem fiyatlannın düşmesiyle sektörde hareketlilik yaşandı ve kazancımız biraz daha arttı. Et fiyatlarında hükümete düşüncelerimizi bildirdik ve çalışmalar sonrası KDV oranı düşürüldü. Fakat halen et fiyatları yüksek. Serbest piyasa ekonomisi ve denetimlerin yetersizliğinden dolayı fiyatlar yükseliyor dedi.

İTHAL HAYVAN ÜRETİCİYE ÇÖZÜM OLMAZ

İthalatın besi hayvancılığına çözüm olmayacağını kurak geçen mevsimin de besicileri olumsuz etkilediğini anlatan Polat şöyle konuştu: “Daha önce canlı hayvan ihraç eden bir ülke durumundayken 2000’li yıllardan sonra hayvan ithaline başladık. Gerek hükümetlerin yanlış tarım ve hayvancılık politikası, gerekse üretici sayısının düşmesi hayvancılığı bitirme noktasına getirdi. Fakat son 2 yıldır hükümetin yaptığı çalışmalarla hayvan yetiştiriciliğinde gelişmeler meydana geldi. Üretim biraz daha arttı. Son iki yıldır devletin verdiği desteklemeler üreticiyi yeterince doyurmasa da kısmen etkili oldu. Bu desteklemelerden dolayı da üretim alabildiğince hızlanmaya devam ediyor. Kuraklık konusunda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkililerinin acil eylem planı hazırlaması gerekiyor. Kuraklık yaşanan bölgelerin araştınlarak tespit edilmesi ve bu bölgelerde banka kredi taksitlerinin ertelenmesi sağlanmalıdır. Ayrıca üretici yem konusunda desteklenmelidir.”

‘SPEKÜLASYONLARLA ET FİYATLARI ARTTIRILMAYA ÇALIŞILIYOR’

Gaziantep Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ömer İrfan Çetiner ise ithalatı isteyenlerin kolay para kazanma arzusu taşıyanlar olduğunu söyledi. Mevcut et fiyatlannın makul düzeyde olduğunu, spekülasyonlarla et fiyatlannın arttınlmaya ve canlıhayvan ithalatının önünün açılmaya çalışıldığına dikkat çeken Çetiner, “Bizim için ciddi bir problem et fiyatları hakkında ciddi anlamda spekülasyonlar yapılması. Bu sağlıklı bir durum değil. Şu anda maliyeti 17 lira ve bu et fiyatı üretici için makul seviyede. Bu fiyatları 17-18 lira seviyelerinde tuttuğumuz müddetçe bir sorun yok” dedi. İthal yemin canlı hayvan yetiştiricilerine artı bir maliyet getirmemesi gerektiğini ifade eden Ömer İrfan Çetiner, ihtiyaç duyulan yemin, Türkiye’de üretildiğini anlattı. İthal yemin protein bakımından zengin olan soya olduğunu ifade eden Çetiner, “Bugün besicinin ihtiyaç duyduğu 15 protein 2500 enerjili yemi tamamen kendimiz üretebiliyoruz. Canlı hayvan üreticisine yapılan zammın temelinde nereden geldiğini iyi anlamak gerekir. Un sanayisinin artık ürünü olan kepeği, yağ sanayisinin artık ürünü olan küspeyi bizim sektörümüz değerlendiriyor. Eğer bu sektör bu ürünleri değerlendirmese, bu artıklan satılamaz” diye konuştu.

ET FİYATLARINDA ARTIŞ YOK

Etfiyatlarında artış olmadığını da belirten Çetiner, fiyatı ithal et lobisinin fiyatlan artırmaya çalıştığını iddia ederek, “Türkiye’de et fiyatında yükselme yok. Et fiyatlarının üreticiye olan maliyetini bakanlık oturup hesaplamış 15 lira 60 kuruş olarak çıkarmıştır. Yani et fiyatları 17-18 lira arasında gittiği zaman hiç bir sorun yoktur. ‘Et fiyatları artıyor4 diyerek gündem yaratmak isteyenler ithal et lobisinin ekmeğine yağ çalmak isteyen insanlardır. Her sene balık mevsimi ile fiyatlar düşüşe geçer, yazdöneminin gelmesiyle birlikte de fiyatlar bir miktar artar diye konuştu. Ahırlann boş olduğunu iddia eden insanların yurt dışından dana alarak besleyen insanlar olduğunu söyleyen Çetiner, özellikle büyük işletmelerin kolay para kazanmak için ithalatı istediğini öne sürerek şöyle konuştu: “Bugün küçük üreticinin hepsi hayvanlarını alarak ahırlarına koydu. Besilerimiz ful doludur. Geçen sene Gaziantep’te 20 bin lira destekleme verilirken bu yıl bu rakam 30 bin liraya çıkmıştır. Bu üretimin arttığınıgösterir. Ama bununla beraber, Türkiye genelinde 5-10 tane büyük işletme var ve bunların kapasiteleri 20-30 bin büyük baş hayvanı beslemeye yetecek kadar büyüktür. Bu işletmeler kolay para kazanmaya alışan, rahat kar elde etmeye alışan yerler olduğu için yurt dışından ham besin materyali getirilerek beslenilmesini istemektedir. Yani sıkıntıya girmeden alın teri dökmeden para kazanmak istemektedirler.” Canlı hayvan üreticileri ve besiciler ise maliyetlerinin fazla olduğunu savunurken,canlı hayvan ithalatının önünün açıldığı taktirde bir çok besicinin iflas edeceğini kaydetti.
Kaynak: Gaziantep Hakimiyet

“İthal çözüm değil” için 2 cevap

  1. Bencede ithalat türkiye için çözüm değildir. Çözüm; hayvancılığı desteklemek hayvan teşviklerinde yeni cazip noktalar bulup hayvan üreticisini kalkındırmak, ithalat ancak üreticiyi bitirir hayvancılık sektörünü sekteye uğtatır. Yapılabilecek bir diğer çalışma ise yem fiyatları konusunda firma ve yem sektör çalışmaları/analizleri yaparak ülke bazında nakliyat ve pazarlama hariç sabit oranlar belirleyerek yem fiyat ve fiyat artışlarındaki konjükturel dalgalanmaları kontrol altına alıp sabit bir seyir izlemesini sağlamaktır. Bu sayede kesim fiyatları kontrol altına alınabilir şu an ülkemizde en yüksek kesim fiyatı istanbulda peşin 18.50 seyirlerinde en düşük karsta peşin 16.50 seyirlerinde ithal edilen hayvanların fiyatına baktığımızda dün itibariyle polonyada 16.00 tl almanyada 16.30 fransada 16.75 düzeylerinde aradaki farkların en yükseğini ele alalım istanbul 18.50 polonya 16.00 aradaki 2.50 liralık fark için ithalatı çözüm öneren topluluğa sesleniyorum yerli ırkını yozlaştırmak kısa vadede ölçek olarak artı değer gösterebilir ama uzun vadede yerli ırkı bitirmiş dışa bağımlı bir ekonomiye muhtaç kalabiliriz. Bundan dolayı yem fiyatlarını kontrol altına almalıyız. Bizim ülkemizin ithalata değil doğru analizlere ve doğru desteklerle ülkedeki hayvan miktarının kısa dönem itibariyle sabit uzun dönem itibariyle arttırıcı yönde politikalar izlememiz daha doğru olur düşüncesi içindeyim. Bu sayede fiyatlar genel seviyesini hem üretici hemde tüketici için optimal noktada belirlemek daha kolay olur.

  2. eğer üretici yi elinden vurursan et 25-30 hatta 35 te olur. neden yem hamadde girdilri üzerinde devlet çalışmaz neden yem fabrikalrının kazançlarını mercek altına alınmaz.adamLAR 8 ay vadeli yem satıyorlar.bu nasıl kazanç et 2 lira artınca lobiciler ayaklanır neden ithal yem lobisi yok. tabi karşısında köylü sarı çizmeli yok… tarım bakanı inan sizi j hayret ve esfle izliyorum…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.