Ahmet Davutoğlu: Yem ve gübrede KDV kalkacak

AKP-beyannameSeçim sonucunda oy oranları ne olur ne değişir bilinmez ama , iktidar partisi Ak Parti anketlerde açıkara birinci parti olarak gidiyor. Beklenen sonucun da bu olacağı kuvvetli bir öngörü.

Bugüne kadarki iktidar döneminde yaptıklarını yapacaklarının teminatı olarak gösteren Ak Parti’nin Seçim Beyannamesi’nde, tarım sektörüne yönelik vaatler arasında yem ve gübrede KDV’nin kaldırılması sözü dikkat çekti.

Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin seçim beyannamesini, 4 Ekim Pazar günü Ankara’daki ATO Congresium’da düzenlenen toplantıda açıkladı. “Huzur ve İstikrarla Türkiye’nin Yol Haritası” başlıklı seçim beyannamesinde, “Tarım ve Gıda” başlığı altında şu vaatlere yer verildi:

Tarım ve Gıda

Ak Parti olarak iktidara geldiğimizden bu yana stratejik bir sektör olarak gördüğümüz tarım ve gıda alanında da köklü değişimlere ve ilklere imza atarak, ülkemizin refahını, halkımızın mutluluğunu artırdık.

Tarımsal desteklerde üretimi teşvik eden ancak sosyal boyutu da ihmal etmeyen yaklaşımımızı, planlı tarım ve çağdaş hayvancılık uygulamaları, etkin gıda güvenliğine yoğunlaşarak sürdürüyoruz.

Tarımda gerekli yapısal dönüşümleri, öncelikli alanlarda rasyonel ve çağdaş üretim modellerini esas alıyoruz.

Bu yaklaşım ve prensiplerle nüfusunu yeterli, kaliteli ve güvenilir gıda ile besleyen, tarım ürünlerinde net ihracatçı konumunu daha da geliştiren, rekabet gücünü artırmış, dünyada ve bölgesinde tarım alanında söz sahibi bir ülke olmak temel hedefimizdir.

  1. Neler Yaptık?

Ak Parti olarak birinci atılım döneminde tarımda yapısal dönüşüme ağırlık vererek, çiftçilerimiz için ekonomik ve sosyal boyutları birlikte ele alan bir anlayışı hayata geçirdik. Yaklaşık 6 milyon civarında insanımıza istihdam sağlayan tarımı, ülkemizin gıda güvenliği ve halkımızın sağlıklı beslenmesi açısından önemli bir sektör olarak değerlendirdik.

Bu dönemde;

Tarım Kanunu da dâhil sektörle ilgili 15 önemli kanun çıkardık.

Ülkemiz tarımının yaklaşık 100 yıllık sorununu çözüme kavuşturduk. Tarım arazilerinde miras yoluyla bölünmesine son verdik.

Arz açığı olan ve ekonomik değeri yüksek 17 temel ürünü (hububat, baklagiller, yağlı tohumlu bitkiler, zeytin, çay) belirlenen 30 havzada destekledik.

Tüm tarım parsellerini (32,5 Milyon) uydu teknolojilerini kullanarak kayıt altına aldık.

Tarımsal envanterimizi anlık olarak tespit eden sistem oluşturduk.

Tüm sistemleri entegre ederek “Tarım Bilgi Sistemi”ni kurduk.

Arazi Toplulaştırma çalışmalarına hız verdik. 2002 yılına kadar 41 yılda 450 Bin hektar arazi toplulaştırması yapılmış iken, 2003-2014 döneminde 4,5 Milyon hektar alanda toplulaştırmayı tamamladık.

Ülkemizde toplam ekonomik sulanabilir alan olan 8,5 milyon hektar arazimizin, 2002 yılına kadar 4,8 milyon hektarı sulanabilir iken yaptığımız çalışmalarla bu miktarı 2014 yılı sonunda 6,1 milyon hektara yükselttik.

Damla ve yağmurlama sulama yatırımlarına 2006 yılından itibaren sıfır faizli kredi ve 2007 yılından itibaren yüzde 50 hibe desteği imkânı sağladık.

Bu destek ve hibelerle 5 milyon dekar alanı damlama-yağmurlama sistemiyle sulamaya açtık.

Ülkemizin uluslararası seviyede referans olacak ilk laboratuvarı olan Ulusal Gıda Referans Laboratuvarını kurduk.

Birinci atılım dönemindeki bütün bu gelişmeler sonucunda;

Ülkemizi, tarımsal GSYH’de Avrupa’nın en büyük ülkesi konumuna getirdik. Türkiye’yi Tarımsal hasılada Avrupa’da 4. sıradan 1. sıraya yükselttik.

2002’de 36 milyar TL olan tarımsal milli gelirimizi, 2014 yılında 125 milyar TL’ye ulaştırdık.

2002 yılında 3,8 milyar dolar olan tarım ürünleri toplam ihracatımızı, 2014 yılında 18 milyar dolara çıkardık. Türkiye’yi 193 ülkeye, 1.781 çeşit tarımsal ürün ihraç eden bir ülke konumuna ulaştırdık.

Hayvansal ürün, canlı hayvan ve su ürünleri ihracatımızı, 2002-2014 döneminde 247 milyon dolardan 2,1 milyar dolara yükselttik.

2002 yılında Ziraat Bankasında yüzde 59 olan tarımsal kredi faiz oranları, 2014 yılında kredi konusuna bağlı olarak yüzde sıfır ile yüzde 8,25 arasında uygulanmıştır.

2002’de 530 milyon TL olan Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından kullandırılan kredi miktarını 2014’de 22,8 milyar TL’ye ulaştırdık.

2012-2014 yılları arasında 3,3 milyar TL yatırım harcaması yaparak “bin günde bin gölet ve sulama tesisi” inşa ettik. Bu projeyle 1 milyon 700 bin dekar zirai araziyi suya kavuşturduk.

Özellikle GAP Eylem Planı (2008-2012) ile başlayan süreçte, sulama ödeneklerini büyük bir hızla artırdık, bu artıştan GAP’ın yanı sıra diğer öncelikli bölgelerdeki projelerin de faydalanmasını sağladık.

Diyarbakır’da GAP Eylem Planını ilan ettiğimiz 2008 yılından itibaren sulama ödeneklerini 7 misli artırarak yatırımlara hız verdik.

2002 yılına kadar GAP’ta 2 milyon dekar arazi sulanırken, 2014 yılı sonunda sulanan araziyi 4 milyon 430 bin dekara çıkardık.

2002 ve 2014 yılları arasında; Seydişehir-Suğla Depolaması, Sultansuyu, Aşağı Susurluk Manyas I. Merhale, Yaylak Sulaması, Van-Karasu, Karaman I. Merhale, Aşağı Gediz, Gölhisar-Acıpayam I. Merhale, Erzincan II. Merhale, Aşağı Ceyhan Aslantaş II. Merhale, Menderes Çayı, Bağbaşı Barajı ve Mavi Tünel, Aşağı Fırat I. Merhale, Iğdır ve Aşağı Büyük Menderes gibi birçok büyük projeyi tamamlayarak hayata geçirdik.

Silvan I. Merhale, Aşağı Fırat II. Merhale, Kralkızı Dicle, Konya Çumra III. Merhale, Kars Çayı Havzası I. Merhale, Orta Ceyhan Menzelet II. Merhale, Bahçelik, Bozova, Suruç, Çarşamba Ovası Sulaması, Aşağı Çekerek I. Merhale, Amik-Afrin gibi birçok proje de Yatırım Programında halen devam eden önemli projelerimiz arasındadır.

Son on yıllık dönemde, birim alan ve hayvandan elde edilen verimler ile tarımsal işgücü verimliliğini artırdık.

Süt ve beyaz et üretiminin yanı sıra, özellikle mısır, pirinç ve ayçiçeğinde verim artışına bağlı üretim artışlarını sağladık.

Hayvancılığın geliştirilmesi ve üretimin kayıt altına alınması için yaptığımız çalışmalar neticesinde, 2002 yılında 421 bin ton olan toplam kırmızı et üretimini, 2014 sonu itibarıyla 1 milyon tona ulaştırdık.

2002 yılında 8,4 milyon ton olan süt üretimini, 2014 yılında 18,5 milyon tona çıkardık.

Toplam tarımsal destekleme ödemeleri 2002 yılında 1,87 milyar TL iken, 2014 yılında 9,5 milyar TL olarak gerçekleşti.

2003’ten bugüne çiftçilerimize verdiğimiz nakit hibe tarımsal destek toplamı 70 milyar TL’ye ulaştı.

2002 yılından bu yana hayvancılığa verilen destek miktarının toplam destekler içindeki payını 35 kat artırdık. 2002’de 83 milyon TL hayvancılık desteği verilmiş iken, 2014 yılında hayvancılığa verilen desteği 2,9 milyar TL’ye yükselttik. Hayvancılık desteklerinin toplam destekler içindeki oranı 2002 yılında yüzde 4,4 iken, bu oranı 2014 yılında yaklaşık yüzde 30’a ulaştırdık.

Diğer taraftan, GAP ve DAP Hayvancılığının Geliştirilmesi Programı kapsamında 313 projeyi tamamladık, 102 proje ise devam etmektedir.

Prim desteği verilen ürün sayısını 4’ten 17’ye çıkardık. Prim desteği 2002 yılında 186 milyon TL iken, 2014 yılında 2,7 milyar TL ye ulaştı.

2003-2014 yılları arasında üreticilerimize 5 milyar 313 milyon TL mazot destekleme ödemesi yaptık. Yapılan destekleme ile mazot maliyetinin ortalama yüzde 16’sını karşılamış olduk.

2005-2014 döneminde toplam 4 milyar 977 milyon TL gübre destekleme ödemesi yaptık. Yapılan destekleme ile gübre maliyetinin ortalama yüzde 15’ini karşıladık.

Tarımsal ürün piyasalarını daha rekabetçi ve verimli bir yapıya dönüştürmek üzere; haller, lisanslı depoculuk, ürün ihtisas borsaları ile vadeli işlem ve opsiyon işlemlerine ilişkin düzenlemeler yaptık.

Sertifikalı hububat (buğday-arpa) tohumu kullanım oranını 2014 yılında yüzde 70’e yükselttik.

Organik tarım üretimini, 2013 yılında 213 ürüne ulaştırdık.

Tarıma ilişkin gen bankalarının kurulması, yeni ürün çeşitlerinin geliştirilmesinde önemli ilerlemeler sağladık.

2002 yılında 20,7 milyon hektar olan orman varlığımızı 2014 yılında 21,7 milyon hektara yükselttik. Aynı dönemde 42 milyon dekar alanda ağaçlandırma, 654 bin hektar alanda erozyon kontrolü faaliyeti ve 2,57 milyon hektar bozuk orman alanında rehabilitasyon faaliyeti gerçekleştirdik.

Son 13 yılda 4,1 milyar adet fidan üretimi yaptık ve 127 adet şehir ormanı tesis ettik. Ayrıca, orman yangınlarıyla daha etkili mücadele yöntemleri geliştirdik.

Yaptığımız teknolojik yatırımlarla ve tamamladığımız radar ve Otomatik Meteoroloji Gözlem İstasyonları (OMGİ) ile meteorolojik tahminlerimizde isabet oranını arttırdık. Hava tahminlerinde isabet oranımızı yüzde 90’ların üzerine çıkardık.

  1. Neler Yapacağız?

İkinci atılım dönemimizde de tarım politikalarımızı başarıyla uygulamaya devam edeceğiz. Kümülatif olarak 8 milyon hektar alanda arazi toplulaştırma çalışmalarını tamamlayacağız ve tarla içi geliştirme hizmetlerini geliştireceğiz.

Tarımsal destekleri, 190 adet tarım alt havzasında, iklim, toprak ve topografyanın yanı sıra, mevcut su potansiyeli ve bitkilerin su tüketimini de dikkate alarak, alt havzalar düzeyinde, bölgesel ve ürün bazında düzenleyeceğiz.

Destekleri, sosyal amaçlı ve üretim odaklı olarak düzenleyecek; çevre ile bitki, hayvan ve insan sağlığını dikkate alacak; desteklerin etkinliğini izleyip değerlendireceğiz.

2015 yılında nakit olarak verdiğimiz hibe desteklerinin tutarını 10 Milyar TL’ye ulaştıracağız.

Yemde KDV’yi kaldıracağız.

Gübrede KDV’yi kaldıracağız.

Genç çiftçilerimize proje karşılığı 30 bin lira karşılıksız destek vereceğiz.

İşletme büyüklüğü 5 dekar altındaki meyve, sebze, süs bitkisi, ıtri-tıbbiaromatik bitki yetiştiriciliği yapan çiftçilere destekleme ödemesi yapacağız.

Çiftçilerimize seralarının modernizasyonu için faizsiz kredi vereceğiz.

Maliyetleri düşürmek amacıyla seralara ticarethane elektrik fiyatı yerine sulama suyu elektrik fiyatı uygulayacağız.

Tarımsal desteklemelerde ürün deseni ve su potansiyeli uyumunu gözeterek, sertifikalı üretim yöntemlerine önem vereceğiz.

Tarım sigortalarının kapsamını genişleterek yaygınlaştıracağız.

Tarımsal istatistik ve kayıt sistemlerini geliştirmek amacıyla yürütülen projeleri sürdürecek, tarım politikalarının yürütülmesine ilişkin bilgi altyapısı ile idari yapıyı geliştirerek tüm tarımsal bilgi sistemlerini AB ile uyumlu hale getireceğiz.

Üreticiyi ve tüketiciyi koruyucu yeni yasal düzenlemeleri hayata geçireceğiz.

İşletmeleri ekonomik ölçek büyüklüğüne ulaştıracak projeler yürüteceğiz.

Arazilerini büyütmek isteyen ehil mirasçılara kredi imkânları sağlayacağız.

Çiftçilerimizden arazilerini birleştirmek suretiyle büyük ölçekli tarım işletmeleri oluşturanlara özel destekler vereceğiz.

Tarım arazilerimizi ve verimli ovalarımızı koruyacak “Arazi Kullanım Planları” ve “Ovalarımızın Belirlenmesi” çalışmalarını tamamlayacağız.

Tarım sayımını tamamlayacağız. Tarımsal verileri tek bir veri tabanında düzenleyerek güncel halde takip edeceğiz.

Üreticiden tüketiciye kadar tüm tarımsal verilerin izlendiği, değerlendirildiği ve raporlandığı bir sistem olan Tarım Sektör Entegre Yönetim Bilgi Sistemini (TARSEY) tamamlayacak ve etkin bir şekilde kullanacağız.

Tarımsal planlamada kullanılan bütün verilerin üretildiği noktada derlenerek sürekli veri akışını sağlayacak olan Ülkesel Tarım Envanteri Takip Sistemlerini (ÜTES) yaygın ve etkin bir şekilde uygulamaya koyacağız.

Tarımsal kuraklığın daha etkin olarak izlenebilmesi için TARBİL kapsamında çalışan 400 tarımsal meteoroloji istasyonu 1.200’ e çıkarılarak tüm ülke geneline yaygınlaştırılacaktır.

14 yeni araştırma merkezi kuracağız.

Ülkemizin ilk Milli Botanik Bahçesini Ankara’da hizmete açacağız.

“Tarımda Su Kullanımının Etkinleştirilmesi Öncelikli Dönüşüm Programı”mızla ülkemizde toplam su kullanımının yüzde 70’inden fazlasının gerçekleştiği tarım sektöründe israfı önlemek ve suyu etkin kullanmayı amaçlıyoruz.

Yeni yatırımlarımızda suyun tasarruflu kullanımını sağlayacak, geçmişten devraldığımız sistemlerde ise suyun verimli kullanımına yönelik iyileştirme çalışmalarına hız vereceğiz. DSİ sulamalarında yüzde 62 olan sulama oranını yüzde 68’e, yüzde 42 olan sulama randımanını ise yüzde 50’ye çıkarmayı hedefliyoruz.

Program kapsamında;

Sulanan arazi varlığının nihai hedef olan 8,5 milyon hektara ulaştırılmasını sağlayacak; özellikle su tasarrufuna imkân sağlayan basınçlı modern sulama yatırımlarına devam edeceğiz.

Mevcut sulama tesislerinin rehabilitasyonunu bir program dahilinde gerçekleştireceğiz. Açık sistemleri kapalı hale dönüştürmeye yönelik başlattığımız programımızı hızlandıracağız.

Su tasarrufu sağlayan yağmurlama, damlama sulama gibi yöntemleri yaygınlaştıracağız.

Arıtılmış suların sulamada kullanımını araştıracağız.

Sulama yatırımlarında cazibeli ve düşük pompajlı olanlara öncelik vereceğiz.

Çiftçiler başta olmak üzere, etkin su kullanım ve tasarrufu konusunda bilinçlendirme, kapasite geliştirme çalışmalarını hayata geçireceğiz.

Tarımsal destekleri, havza özelliklerini ve su kısıtını dikkate alacak şekilde gözden geçireceğiz.

Sulama şebekelerinde modern izleme sistemlerini yaygınlaştıracağız.

Su tasarrufuna imkân sağlayan yatırımlara destek vereceğiz.

Su yönetimini ve fiyatlandırma sistemini, su tasarrufunu artırıcı bir yaklaşımla gözden geçireceğiz.

Uygun geçiş düzenlemeleriyle, yeraltı suyu kullanımında kayıt ve kontrolü sağlayacağız.

Yeni yatırımların yanında eskiyen, kullanım dışında kalan veya uygun şekilde kullanılamayan tesislerin rehabilitasyonuna da önem vereceğiz ve kısıtlı su kaynaklarının etkin kullanımına katkı sağlayacağız.

Yeraltı su kaynaklarının tarımda kontrollü kullanımının sağlanmasına yönelik miktar kısıtlaması ve fiyatlandırma mekanizmaları geliştireceğiz.

Sulama birliklerinin çalışma süreçlerini gözden geçirecek, sistemin daha etkin hale getirilmesi yönünde alternatifler oluşturacağız.

Suyun bilinçli kullanımı için tarım üreticilerine yönelik eğitim ve yayım faaliyetlerini artıracağız.

2019 yılına kadar 10 milyon dekar ilave araziyi sulanabilir hale getirmeyi hedefliyoruz.

GAP’ta büyük oranda tamamlamış olduğumuz ana kanallar sonrasında şebeke inşaatlarına daha da hız vereceğiz. Orta vadede, GAP sulamalarının tamamı olan 10 milyon 580 bin dekarın tamamını sulamaya açmayı hedefliyoruz.

Sulamalar tamamladığında GAP, gıda üreten ve Dünya’ya ihraç eden bir “üretim ve ihracat merkezi” haline gelecektir.

Konya, Karaman, Aksaray ve Niğde illerini kapsayan Konya Ovası Projesi ile Akdeniz’e boşa akan suların Konya Ovası’na yönlendirilmesi, Baraj, gölet ve sulama sistemlerinin tamamlanması, vahşi yeraltı sulamalarının yağmurlama veya damlamalı sulama usullerine dönüştürülerek su ve enerji sarfiyatında tasarruf sağlamayı hedeflemekteyiz. KOP’ta 2014 yılı sonu itibarıyla 9 milyon 240 bin dekar arazi sulanmaktadır. 2019 yılı sonuna kadar hedeflenen 11 milyon dekar arazinin tamamını sulamaya açmayı hedefliyoruz.

14 ilimizi kapsayan Doğu Anadolu Projesiyle 2019 yılı sonuna kadar 2,3 milyon dekar araziyi daha sulamaya açarak çiftçilerimizin yüzünü güldüreceğiz.

Sulama alanında özellikle 5,7 milyar TL’lik kaynak ayırdığımız Silvan I. Merhale Projesiyle Silvan Barajı ve bağlı ara depolamaları tamamlamayı ve 200 bin hektar alanın sulanmasını sağlamayı hedefliyoruz. Bu çalışmaların tamamlanması özellikle Diyarbakır İlimizde önemli oranda gelir ve istihdam artışını sağlayacaktır. Proje tamamlandığında 2 milyon 454 bin dekar arazi sulanacaktır.

Ayrıca Ilısu Hidro-Elektrik Santrali Projesi ile Yusufeli Barajı ve Hidro-Elektrik Santrali Projelerini tamamlayacağız.

Tarım alanlarını planlama ile koruma altına alacağız.

Katma değeri yüksek ürünlerin geliştirilmesine, gen kaynaklarının korunmasına, ıslah çalışmalarına, nanoteknoloji ve biyoteknolojiye yönelik çalışmalara öncelik vererek, güdümlü projelerle tarım-sanayi-üniversite arasındaki işbirliklerini artıracağız.

“Zeytin ve Zeytinyağı Sektörü Ulusal Kümelenme Stratejisi’ oluşturacağız.

Başta aspir, kanola, soya olmak üzere bitkisel üretimde sözleşmeli üretimi yaygınlaştıracağız.

Sertifikalı tohumluk üretimini 880 bin tona çıkaracağız.

Tarım alanları içerisinde organik tarımın oranını yüzde 1,95’den yüzde 4’e çıkaracağız.

Organik atık ve artıkların tarımda kullanımını yaygınlaştırmak için “Organik Atık ve Artık Yönetimi” Entegre Projesi yürütülecektir.

İlk yerli patates çeşitlerini üretime kazandıracağız.

Genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar ve ürünlerden kaynaklanabilecek risklerin önlenmesi ve söz konusu ürünlerle ilgili izlenebilirliğin sağlanması, kontrol ve denetim sisteminin etkin şekilde işletilmesini sağlayacağız.

Bitki sağlığı alanında ithalat dahil koruma ürünlerinin ruhsatlandırılması, ruhsatlandırılmış ürünlerin biyolojik etkilerinin kontrolü ve kurulan izleme altyapısının geliştirilmesi, üreticilerde farkındalığın oluşturulmasını sağlayacağız.

Ambalajlı ürünlerin etiketlerinde besleyici değerlere ait bilgileri zorunlu hale getireceğiz.

Gıdalarda tuz ve şeker azaltılmasına teknolojinin imkân verdiği ölçüde devam edeceğiz.

Vatandaşlarımız, tükettiği gıdanın içinde yer alan bileşenlerin kendilerine hangi faydaları sağlayacağını öğrenebilecek.

Tarım sektörü açısından önem taşıyan biyolojik çeşitliliğin tespiti, korunması ve sürdürülebilir kullanımını sağlayacağız.

Ürünlerini lisanslı depolarda muhafaza eden üreticilere kira desteği sağlayacağız.

1 milyon ton kapasiteli “Hububat Depolama Projesi” kapsamında; 300 bin tonluk depo hizmete açılmış, 120 bin ton depo yapımı devam etmekte olup, 2018 yılına kadar ilave 580 bin ton kapasiteli depo yapılacaktır.

12 milyon hektar mera alanında tespit, 7,2 milyon hektar alanda tahdit, 4 milyon hektar tahsis, 800 bin hektar alanda ise ıslah çalışmalarını tamamlayacağız.

Kafeinsiz siyah çay ve yeşil çay üretimine geçeceğiz.

Yerel ve geleneksel ürünlerin katma değeri ve ihracata katkısını artıracağız.

Erzurum, Van, Sakarya ve Diyarbakır illerinde et kombinalarını yenileyecek, Erzincan ilinde tavuk kombinasını faaliyete geçireceğiz.

Üretici ve üretici örgütleri vasıtasıyla sanayiye giden çiğ sütün alım ve satımının sözleşmeli usulde yapılmasını sağlayacağız.

Koyun ve keçi yetiştiriciliğine yönelik teşvikleri artıracağız. Koyun ve keçilerin kayıt altına alınarak izlenmesi ve hayvan hastalıklarının kontrol altına alınmasını sağlayacağız.

Süt ve et üretiminde sözleşmeli model geliştireceğiz.

Balıkçılıkta kaynak yönetimini bilimsel verilere dayalı ve etkin bir biçimde gerçekleştirecek, idari kapasiteyi güçlendireceğiz.

“Balıkçı Gemileri İzleme ve Veri Toplama Sistemi”ni kuracağız.

Su ürünleri yetiştiriciliğinde, çevresel sürdürülebilirlik gözetilecek, ürün çeşitliliği ve markalaşma ile uluslararası pazarlarda rekabet edebilirliğin artırılması sağlanacaktır. Yetiştiricilikte ileri teknikler ve üretim sistemlerini yaygınlaştıracağız.

Muhtelif illerde yürütülen toplam 12 balıkçı barınağını balıkçılarımızın hizmetine sunmak üzere tamamlayacağız.

Ormanların sınırlarının korunması ve mülkiyet problemlerinin çözümüne yönelik orman kadastro çalışmalarını hızlandıracağız.

Ormanların ekonomik, sosyal ve ekolojik fonksiyonlarını gözeten sürdürülebilir yönetim ilkesi benimsenecek, odun ve odun dışı orman ürünleri potansiyelini değerlendirerek üretim ve pazarlanması konusunda etkin yönetim sağlayacağız.

İkinci GAP Eylem Planında beşeri ve sosyal kaynakların geliştirilmesine ve temel altyapı yatırımlarının tamamlanmasına öncelik vereceğiz. DAP Eylem Planında tarım ve hayvancılığın geliştirilmesine öncelik vereceğiz. KOP Eylem Planında toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını sağlamak suretiyle sektörel çeşitliliğin artırılmasını esas alacağız. DOKAP Eylem Planında ise turizm odaklı sürdürülebilir kalkınma yaklaşımını esas alacağız.

100 Önemli Proje

Seçim Beyannamesi’nin ekindeki 100 Önemli Proje’den Tarım’a ilişkin olanlar da şöyle:

Tarım

  1. Silvan I. Merhale Projesi

5,7 milyar TL’lik Proje kapsamında Silvan Barajı ve bağlı ara depolamaların tamamlanması ile yaklaşık 200 bin hektar alanın sulanması hedeflenmektedir. Bu şekilde en az 200 bin insanımıza doğrudan ve dolaylı istihdam sağlanmış olacaktır. Ayrıca, çiftçinin ürünü ve geliri artacak, arazi daha değerli olacak, tarıma dayalı sanayi ve ticaret gelişecektir.

  1. Suruç Ovası Pompaj Sulaması Projesi

1,88 milyar TL maliyetli projeyle toplam 94.814 hektar alanın sulanması hedeflenmektedir. Atatürk Barajından pompajla alınacak suyu Taşbasan Depolamasına ulaştıracak yaklaşık 47 km’lik Suruç Ovası Sulaması Ana İletim Kanalı toplam 3 kısım halinde ihale edilmiş ve tamamlanmıştır. Sulama yatırımlarının 56 bin hektarlık kısmının 2015 yılı, tamamının ise 2018 yılı sonuna kadar tamamlanması hedeflenmiştir.

  1. Arazi Toplulaştırma ve TİGH Projesi

2,5 milyar TL maliyetle, toplam 3,5 milyon hektar alanda toplulaştırma öngörülmektedir. Bu çalışmalar sonucunda yatırım ve işletme maliyetlerini düşürüyoruz.

Çok daha rekabetçi bir tarım sektörünün altyapısını oluşturuyoruz. Ayrıca, kamulaştırma maliyetlerini düşürüyoruz.

  1. Milli Botanik Bahçesi Projesi

Ülkemizin bitkisel genetik rezervini korumak amacıyla 2.500 dekarlık alanda 303 milyon TL maliyetli proje kapsamında sera, herbaryum, bitki sarayı gibi açık ve kapalı peyzaj alanları ile araştırma laboratuvarları kurulacaktır.

  1. 2016 Antalya Botanik-EXPO Projesi

Aksu Belediyesi sınırlarında 112 hektar alanda 23 Nisan‐30 Ekim 2016 tarihleri arasında hizmet verecektir. Expo sonrası da Antalya için sürekli hizmet verecek proje, ilin turizm potansiyelini de destekleyecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir