Konya Şeker Bankaya Tosunu da Ekledi

Konya Şeker’in kurduğu Dana Bank büyük talep görünce, aynı kapsamda bir de Tosun Bank kurulmasına karar verildi. Konya Şeker’in kurduğu ve 3 bin liralık bir ineğin sahibine her ay 250 ila 300 TL net ödeme yapan Dana Bank’ın kapasitesi 1,000 ineğe çıkarıldı. PANKOBİRLİK ve bir çiftçi kooperatifi şirketi olan Konya Şeker’in Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk, et fiyatlarını aşağıya çekecek bu sistemle erkek danaların beslendiğini, yeterli büyüklüğe geldiğinde kesime yollandığını ve bedelin, masraflar kesildikten sonra çiftçiye ödendiğini açıkladı. Kreş mantığı ile çalışıyor Konuk sistemi şöyle anlattı: “Dana Kreşi ve popüler adıyla Dana Bank olarak bilinen proje, yeni bir üretim organizasyonu modeli. Toplu bakımla, üretim maliyetlerini aşağıya çekmeyi amaçlıyor. Sade bir anlatımla, tesise çiftçiler kreşe çocuklarını bırakır gibi hayvanlarını bırakıyorlar. Ancak bu kreş yatılı ve uzun süreli bir kreş… Bir diğer farkı da üreticilerin, buraya bıraktıkları ineklerinin masrafı düşüldükten sonra kalan bakiyeyi gelir olarak almaları. Bu nedenle işletme, ayni mevduat kabul eden bir banka işlevi gördüğü için çiftçilerimiz bu projeye Dana Bank yakıştırması da yapmakta. Kreşte hayvanı bulunan çiftçilerin internet aracılığı ile kendilerine ait hayvanların bilgilerine anında ulaşabilme ve hayvanları ile ilgili hesaplarını görebilme imkânı var. Projenin bir diğer özelliği de AB müzakerelerinde belirlenecek ülkemiz süt kotasının hesaplanmasında kayıtlı süt üretiminin dikkate alınacak olması nedeniyle bireysel üretimden kaynaklanacak kayıpları giderebilecek olması. Dana Bank’ın tek cümleyle özeti şudur; toplu bakımla düşük maliyet, iyi bakımla yüksek süt verimi ve hobi hayvancılığından yatırım hayvancılığına terfi. Şimdi bunu b i r adım d a h a ileri götürüyoruz. Baktığımız danaların yavrularını bu sistemde sahiplerine veriyorduk. Onlar da hemen kesime yolluyorlardı. Biz kurduğumuz Tosun Bank ile artık bu erkek danaları çiftçi isterse besleyip büyütüyoruz. Kesim yaşı gelince de satıp, bedeli bakım masraflarını düştükten sonra çiftçiye veriyoruz.” Dana Bank’a girmek için çiftçilerin yoğun bir talebi olduğunu ve sıra oluştuğunu anlatan Konuk, “Biz aynı Dana Bank’taki gibi toplu bakımla düşük maliyetli, iyi bakımla et verimi yüksek bir üretim organizasyonuyla bu modelin yaygınlaşmasından yanayız. Bu et fiyatlarını düşürecek modeldir. O nedenle biz örnek olarak bir Tosun Bank kurduk ancak beklentimiz üreticilerin birlik olarak kendi üretim organizasyonlarını kurmalarıdır. Bunun ülke hayvancılığına büyük katkısının olacağını ve et fiyatlarına çözümün anahtarının burada olduğunu düşünüyoruz” dedi. 50 bin Angus’luk çiftlik kuruyor Süt hayvancılığında elde ettikleri tecrübeden yola çıkarak et hayvancılığında da iddialı bir model geliştirdiklerini anlatan Konuk, “Hem etinden hem sütünden diye tanımlayacağımız mevcut model artık iflas etmiş ve ne etinden ne sütünden modeli haline getirmiştir. O nedenle süt hayvancılığını da et hayvancılığını da ihtisaslaştırmak zorundayız” diye konuştu. Bu nedenle Angus ithalatına başladıklarını anlatan Konuk projenin ön fizibilitesinin 1,5 yıl önce yapıldığını belirterek, projeyi hayata geçirecek Panagro şirketinin kurulmasının üzerinden ise bir yılı aşkın zaman geçtiğini ifade etti. Konuk, O günlerde et ve süt fiyatlarının düşük olduğunu vurgulayarak “Kimsenin aklına et fiyatlarının yükseleceği gelmiyordu. Hatta süt fiyatlarının maliyetin altında kaldığı o dönemde dişi hayvanlar kesime gönderilirken bunun ileride canlı hayvan varlığımızın azalmasına ve et fiyatlarının yükselmesine sebep olacağına dair uyarılarımıza da kimse kulak asmadı. Kimsenin aklında Angusların olmadığı bir dönemde biz Amerika ve Avustralya’da araştırma yapıyorduk. Bir yandan da onların barınacağı çiftliği tamamladık. 30.000.000 metrekarelik bu çiftlik tam kapasiteye 5 yılda ulaşacak ve Taşağıl çiftliği bünyesinde 50 bin Angus barındıracak” şeklinde konuştu. Konuk, projenin Türkiye açısından önemini somutlaştırmak için basit bir kıyaslama da yapıyor: 2009 yılında Türkiye’nin büyükbaş hayvan varlığı yaklaşık 10 milyon 700 bin. Yani Taşağıl çiftliği planlanan büyüklüğe ulaşırsa tek başına ülke büyükbaş hayvancılığının yaklaşık yüzde 0,5′ine karşılık gelecek. 100 milyon $’lık tesis 2011′de faaliyete geçecek Angus ithalatına başlayan ve halen 800′e yakın Angus’u çiftliğinde barındıran Panagro, bu yatırımın devamı olarak ise 100 milyon dolarlık bir entegre et ve süt tesisi yatırımına imza atıyor. Tesisin 2011 yılı içinde faaliyete geçmesi bekleniyor. Recep Konuk tesisle ilgili, “Şu kadarını söyleyebilirim. Bu tesis işletmeye alındıktan sonra Türkiye’nin ağzının tadı yerine gelecek. Bu bir iddiadır ve biz bu tesisimizin devreye girmesiyle işlenmiş et piyasasının en iddialı markalarından biri olacağız” dedi. Dana Bank nasıl çalışıyor? Dana Bank’ın sistemi, ortak ahırlar yapılarak toplu üretime geçilmesi sayesinde maliyetleri düşürme mantığı üzerine kurulu. AB kriterlerine uygun bir üretim standardı yakalayan Dana Bank, çiftçilerin ineklerini ‘kreş’ mantığında ‘konaklatıp’ onların tüm bakım ve gıda ihtiyaçlarını karşılıyor, sütlerini sağıyor. Aylık olarak bakım masrafları düşüldüğünde, 3 bin liralık bir ineğin sahibine net 250 TL ödeniyor. Daha çok süt veren örneğin 4-5 bin liralık ineklerde bu rakam 300 TL’ye çıkıyor. Dana Bank’ta bakılan inekler kesim vakti geldiğinde kesiliyor ve bedeli inek sahibine ödeniyor. Yavruladıklarında da yavruları inek sahibine veriliyor.

Hangi et lezzetlidir

BERLİN’de ekonomi danışmanlığı yapan bir okurumuz bize Almanya’da perakende fiyatları konusunda bir not göndermiş. Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Dr. Mehmet Alkan’ın görüşlerinin yer aldığı “Türkiye’ye 2. sınıf ithal et getiriliyor” (21.9.2010) başlıklı yazısında gösterdiği fiyatların AB’nin her ülkesi için geçerli olmadığını belirtiyor.

Dr. Alkan, AB’nin gıda fiyatlarının en yüksek olduğu Fransa ve İngiltere’yi almıştı.

Okurumuz “Mesela Almanya’daki fiyatlara bakarsak durum değişir. Fransa, İngiltere ve Almanya dışındaki ülkelerde çok daha düşüktür” diyor. Anlattıkları şöyle: Okumaya devam et “Hangi et lezzetlidir”

Fiyatlar düşmeyince et ithalatına izin çıktı!

Canlı hayvan ithalatına rağmen et fiyatlarında istenen düşüşün sağlanamaması üzerine Tarım Bakanlığı, yıl sonuna kadar et ithalatına izin verdi

İthalat, bakanlığın ve Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü’nün tespit ettiği sağlık şartlarına uygun olarak yapılacak. Türkiye’den görevlendirilecek veteriner hekimlerin kontrol ve nezaretinde İslamî usule uygun kesilen hayvanlardan elde edilen taze soğutulmuş ve dondurulmuş karkas şeklindeki etlerin ithalatına müsaade edilecek. Etlerin kalıntı içermemesi ve en fazla 30 aylık hayvanlardan elde edilmesi gerekiyor. Uygulama 31 Aralık 2010’a kadar devam edecek.Et ithalatı, Et ve Balık Kurumu ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan ve kontrol edilen 1. sınıf kombinalar, et ürünleri üretim tesisleri ve yemek üreten tesislerce yapılacak ve kullanılacak. Etlerin kalıntı içermemesi, teste tabi tutulması ve en fazla 30 aylık hayvanlardan elde edilmesi gerekiyor. Daha önce kesilerek dondurulmuş ürünlerin ticaretine müsaade edilmeyecek. Uygulama 31 Aralık 2010 tarihine kadar yürütülecek. Böylece Avrupa Birliği ile ilişkilerde 1998’den beri problem olan 19 bin tonluk et ithalatı taahhüdü de yerine getirilmiş olacak.

Et fiyatlarındaki artışın dengelenmesi için daha önce kasaplık hayvan ve besi hayvanı ithalatı için ‘tarife kontenjanı’ açılmıştı. Et ve Balık Kurumu, bu kapsamda şimdiye kadar 66 bin ton hayvan ithalatı için ihale yaptı. Kurum, 10 bin ton hayvan ithalatı için de 27 Eylül tarihinde ihale yapacak.